1. Ziyaretçi sitemize reklam vermek mi istiyorsun? İlgili konu burada!

Pop Müzik Hakkında Herşey

Konusu 'Müzik' forumundadır ve JrSmoke tarafından 8 Temmuz 2008 başlatılmıştır.

  1. JrSmoke

    JrSmoke New Member Kalemi Kırıldı!

    Kışlalarda
    Mehter müziği
    İstanbul'un alınmasından sonra Topkapı Sarayında kurulan Enderun Musiki Mektebi ve özel meşk hanelerde eğitime geçilmesiyle daha belirli olarak kurallaşan ve klasik bir müzik niteliği kazanan Türk Müziği altı dönemde incelenir:

    1 Hazırlayıcı dönem

    Başlangıcından Meragalı Abdülkadir'e (1360-1435) kadar uzanan dönem.
    2 İlk klasik dönem

    .
    4 Yeni klasik dönem (Neoklasik dönem)

    Dede Efendi'den Zekai Dede' ye (1825-1397) kadar uzanan kapsayan dizi, makamlar, usuller ve şekiller'den oluşur.

    Halk Müziği Türk Halk Müziği sözlü ya da sözsüz olur!. Sözlü müzik bütün türleriyle halk türkülerini ve türkülü oyun havalarını sözsüz müzik ise türküsüz halk oyunlarının ezgilerini kapsar.

    Halk türkülerinin ölçülü olanına kırık hava, ölçüsüz olanına uzun hava denir. Uzun havalar Anadolu'nun değişik bölgelerinde bozlak, türkmani, maya, hoyrat, divan, ağıt gibi adlarla anılır. Bunlar genellikle Karacaoğlan, Emrah, Ruhsati, Sümmani ve daha birçok tanınmış halk ozanının deyişleri üzerine yakılmıştır.

    Kırık havalar ise koşma, yiğitleme, güzelleme, taşlama, ninni ve daha başka adlar altında kümelenir. Bunlar da genellikle gurbet, ayrılık, sıla hasreti, ölüm, askere gidiş, yiğitlik, düğün, çocuk sevgisi, kız kaçırma gibi köye has toplumsal bir olayı konu alır, sadelik, içtenlik, duygululuk gibi özellikler gösterir yerel renkler taşır. Türk Halk Müziği'nin melodi yapısı incelendiğinde bu melodilerin ses genişlikleri bakımından bir oktav (sekiz ses sınırı) tamamlayan dizi ve tonaliteyi kesin şekilde belirtmeyen ikili ile beşli aralıkları içinde yaratılmış olduğu görülür. Bununla birlikte dizi ve tonaliteyi belli eden sekizli ve daha geniş sınırlı melodiler de çoktur. Basit ve birleşik ölçülerden başka aksak ölçüleri içeren Türk Halk Müziği, ezgiler ve formlardan oluşur.


    Cumhuriyet Dönemi Türkiye'de Cumhuriyet Döneminde girişilen devrim hareketleri sanat konularına da yöneldi.

    1924'de Ankara'da Musiki Muallim Mektebi kuruldu. Osmanlı sarayındaki müzik topluluğu başkente getirilerek Riyaseti Cumhur Filarmoni Orkestrası adıyla konserler vermesi sağlandı.

    Yetenekli gençlerin Avrupa ülkelerine gönderilip yetiştirilmesi hareketi başladı. İstanbul'da çalışmalarını sürdüren Darrültalimi Musiki adlı okul yeni bir yönetmelikle konservatuvar haline getirildi.

    Çok sesli sanat müziğinde sesini Batı'da ilk duyuran Türk sanatçı Cemal Reşit Rey oldu. Öğrenimlerini devlet adına yurtdışında yapan Ulvi Cemal Erkin, Hasan Ferit Alnar, Ahmet Adnan Saygun, Necil Kazım Akses dönüşlerinde Ankara Musiki Muallim Mektebi'nin öğretmen kadrosuna katıldılar. Bu sanatçılar Türk Sanat Tarihinde sanat tarihinde Türk Beşleri olarak anıldılar. Eserlerinde genellikle batı müziği ilkeleri halk müziğinden gelen ögelerle birleştirilmiştir. [[ Ahmet Adnan Saygun]]'un Özsoy adlı bir perdelik operası 1924'de Ankara Halkevi'nde sahnelendi. Aynı bestecinin ikinci eseri Taşbebek de 1934'de başarı ile oynandı. Opera ve bale temsillerini gerçekleştirmek amacı ile Ankara Devlet Konservatuvarı'na bağlı bir Tatbikat Sahnesi 1940 yılında çalışmalarına başladı. Yetenekli gençlerin seçimi ile eğitime geçildi. İzleyen yıllarda Ahmet Adnan Saygun' un Kerem, Nevit Kodallının Van Gogh ve Gılgamış, Sabahattin Kalender'in Nasrettin Hoca, Ferit Tüzün'ün Çeşmebaşı eserleri sergilendi. Ankara'dan sonra İstanbul ve İzmir'de kurulan devlet konservatuvarları eğitime başladı.

    1940 yılından bu yana genç yetenekler için uygun bir ortamın doğuşu yurtdışında da ün ve ilgi derleyen yorumcuların yetişip gelişmesini bağladı. Soprano Leyla Gencer, bariton Orhan Günek bu hareketin öncüleri oldular. Onları bas yorumcusu olarak Ayhan Baran, soprano Ferhan Onat ve soprano Suna Korat izlediler. Enstrüman yorumcusu olarak piyanist Ergican Saydam, kemancı Ayla Erduran, Suna Kan, piyanist Ayşegül Sarıca, İdil Biret, Hülya Saydam ve Verda Erman yurt içinde olduğu kadar yurt dışında da büyük ilgi gördüler.

    Günümüzde Gazi Üniversitesi Müzik Bölümü ve Bilkent Üniversitesi Müzik ve Sahne Sanatları Fakültesi başta olmak üzere, belediye konservatuvarları özel okullar, özel ve devlet bünyesinde kurulan korolar, amatör koro ve orkestraları ülkemizde tasavvuf, Türk Sanat Müziği, halk müziğinin yanı sıra çok sesli müziğin benimsenip yaygınlaşmasında etkin olmuşlardır.



    Klasik pop, bir Amerikan şarkı yazma, söyleme ve düzenleme stilidir.

    [[Media:En parlak çağları, 1930 yılları ve sonrasıdır ve o zamanlarda, "Popüler müziğin ta kendisi" olarak ifade edilmiştir. Rock n' roll'un keşfine kadar da "popüler müzik" olarak kalmıştır. Bir "janr" olarak da, kendisini kanıtlamış birçok şarkıcı ve müzik grubu tarafından somutlaştırılmıştır.]] Pop'dan çok önce popülerleşen caz yüzünden, "pop standartları", caz , Anita O'Day, Billie Holiday, Sarah Vaughan ve Dinah Shore gibi yaşadığı dönemin en büyük isimleri arasında kabul edilen sanatçılar tarafından da dikkate değer görülmeleri ve seslendirilmeleri, pop standartlarının önünü açmıştır. Birçok önemlistandartları]] ile çokça karıştırılmıştır. Bunun sebebi de, Caz müzi

    Yeni terimler
    syenlerinin, pop standartları ilgi duyması ve birçoğunu kendi yorum şekilleriyle seslendirmeleri olmuştur. Ray Charles, Louis Armstrong, Cole Porter, Frank Sinatra, [[Ella Fitzgerald isim tarafından dikkate değer bulunmasıyla adından söz ettirmiş "pop standartları", akılda kolay kalan şarkı sözleri ve etkili ritimleriyle; müzik piyasasında sarsılmaz bir yere çabucak sahip olabilmiştir. Bu bağlamda, bir takım terimleri de beraberinde getirmiştir:



    "Pop", çok çabuk tanına ve tanındığı hızla unutulan parçalardan oluşur.
    "Hit" büyük yankı uyandırmış parçalar için kullanılan bir terimdir.
    "Standart" tanınırlığını geçen her yıl biraz daha arttıran parçalar için kullanılan bir terimdir.

    Günümüzde Bugün, "klasik pop", birçok popüler sanatçı (Diana Krall, Michael Bublé ve Natalie Cole gibi) tarafından; el üstünde tutulan bir terim olmuştur.

Sayfayı Paylaş