##22 TANE Kopacagınız Yazılar ##

Konu Yazar

JxChanneL

O Şimdi Cüce
May
89
4
ÇÖP DÖKME UYARILARI
Yaratıcı ülkenin yaratıcı insanlarından çöp dökmelere karşı alınan önlemlerden birkaç adet...

İzmir’de bir çöp kutusunda "Buraya çöp atan sıkıyorsa biraz beklesin!"

Pendik'te bir duvarda "Buraya çöp atmayın yakalarsam yediririm o çöpleri"

Kasımpaşa'da bir duvarda "Buraya çöp atan Allah katında cezalandırılacaktır"

İstanbul / Sefaköy'de bir duvarda "Buraya çöp atan için artık bir şey yazmayacağım... herkes içimden ne dediğimi biliyordur herhalde"

Bağcılar'da bir evin duvarında "Buraya çöp atan namussuzdur. Salı ve cuma hariç"

Büyükdere itfaiyesinin yan duvarında "Çöp atma ağır konuşurum"

Bursa'da bir apartmanın garaj girişinde "Çöp döken °°°°°°°°dir. Yorum yapan da"

İstanbul-Kağıthane'de bir duvarda "Buraya çöp döken Sayın eşek, görüntü hoşunuza gidiyor mu? Konteynır iki metre ileride!"

Beşiktaş'ta bir apartmanın önündeki doğalgaz kutusunun üzerinde "Buraya çöp dökmeyin... çok çok çok çok rica..."

İzmir'de bir evin duvarında "Buraya çöp dökeni tavana asayım, smaç basayım!"

4. Levent Sanayi'de bir binanın duvarında "Buraya çöp atan eşektir ve yasaktır"

Eskişehir otogarı yakınlarındaki bir duvarda "Arsaya çöp atanı severim"

Dikili'de bir çöp tenekesinin üstünde "Buraya çöp atmak yasaktır. İnsansan anlarsın. Anlamazsan uygun bir zamanda arkadaşlarla öğretiriz"

Eskişehir'de bir apartmanın önünde "Buraya gündüz çöp dökmek yasaktır. Gece de yasaktır!"

Tekirdağ'da bir evin duvarında "Sayın Afyonlular! Çekirdekleri ve Çöpleri evinizde de mi yerlere atıyorsunuz!"

Geçen yıl Afyon fuarında yaklaşık 50 ayrı yerde yazan uyarı amaçlı bir yazı: "Buraya çöp döken öldürülür!"

Soğanlı'da bir evin duvarında "Çöp dökmek yasaktır. Bir daha olmasın!"

Cihangir'de bir apartmanın duvarında " Hey çöp dökme sakın!"

Antalya'da bir evin duvarına devasa harflerle "Buraya çöp döken gevşektir"

Diyarbakır'da bir duvarda "Buraya çöp döken hayvansa zaten hayvandır, çocuksa babası hayvandır, büyükse hayvan oğlu hayvandır."


ASRIN AŞK ŞİİRİ
Yaşanılanları Kontrol-S ile kaydedip,
Kontrol-Z ile geri yaşıyorum
Ben sevdamı download edip masaüstüne alıyorum.
En çokta ekranı kapladığın o anı özlüyorum

Italik yürüyüşlüm, Bold bakışlı sevdiğim...
Öyle bir halt yedim ki, sakın affetme beni

Simge durumuna küçült, saatlerce beklet beni
Tüm sistemlerimi çökert, Ziple sıkıştır ve parçala
Alt F4 ile kapat, Shift ile değiştir beni
Kedinin mousela oynadığı gibi oyna,
Manzaralı mouse pedinde gezdir beni
Yeni bir pencere açalım ve unutalım her şeyi
Geri dönüşüm kutusuna gönderelim maziyi
Kısa yol oluştur fazla bekletme bu seveni
En çok Flash Animasyonlu halini özlüyorum
PC görünüşlü, Mac duruşlu sevdiğim
Kalpten kalbe bağlantım bağlantısı yapılır

Kapanır kapılar, ağa oturum açılır
Sevdamız monitöre saniyelerle yazılır
Disconnect olursam beni yine arar mısın?
Masaüstünde bulamazsan belgelerime bakar mısın?
Yokluğunda erişim paketi teselli olmasa da

Değişiklikleri kaydedip, yeniden bağlanır mısın?


BİR AŞK HİKAYESİ (Kayahan) :))
Ne güzeldi değil mi yaşadıklarımız, ne güzeldi
Artık ne sen, ne de ben bulamayız o günleri
Bazen düşünüyorum da
Bende de yanlış şeyler vardı galiba diyorum
İkimiz de kıymetini bilemedik bir şeylerin
Hatırlar mısın akşam olur, mumlarımızı yakardık
Sen kokunu sürerdin, oda sen kokardı.
Olmadık şeylere güler, durup dururken ağlardık
Güzel havalarda sokaklara çıkardık
Bir de kar yağınca kartopu oynardık seninle
Sen iskambil kağıtlarından fal bakardın
İstediğin çıkmadığında kağıtları bir daha karadın
Çok kızardın sigara içtiğime
Ve içkime karışırdın, uzun uzun zararlarını anlatırdın bana
Ara sır rejim yapardın
Tartı bir doğru tartsa bir yanlış tartardı
Yani onunla da anlaşamazdın
Komşunun çocukları vardı, bizim kızla oynarlardı.
Çocuk bahçesine giderdiniz, ben televizyonda maça bakardım,
Ara sıra arkadaşlar gelir, sohbet ederdik
Şurdan buradan konuşurduk işte
Benim askerlik hatıraların seni doğum hikayelerin bitmezdi
İlk tanıştığımız günü hatırlar, gülerdik
Sen bana üstümde ne vardı diye sorardın
Ben de her seferinde hatırlamazdım, şimdi hatırlıyorum.
Kırmızı bir kazak , siyah bir etek, siyah çoraplar, kırmızı pabuçların
Ve bir perşembe günü saat 2’yi 4 geçiyordu.
İkimiz de önümüze bakmamıştık, çarpıştık önce
Sen “Pardon.” dedin, sonra ben yere düşen kitaplarını topladım
Göz göze geldik ve başladık
Film gibi yani
Son mektubunu dün aldım, teşekkür ederim
Ben sana yazmıştım. “Grip salgını var.” Demiştim
Bak yine gribe yakalanmışsın
Neyse geçmiş olsun.
Buralarda hava soğuk ama hasta falan değilim
Bu gözlüklerle başım dertte
Hayat işte yuvarlanıp gidiyoruz.
Hepinizi çok özledim

KARISI…

Ne iğrençti değil mi yaşadıklarımız, ne iğrençti…
Artık ne sen ne de ben bulamayız o kavgaları
Bazen düşünüyorum da senin gibi bir kazmayla nasıl evlenmişim?
Bilemedin benim kıymetimi
Hatırlar mısın? Akşam olur, elimde merdaneyle seni beklerdim kapıda
Işıkları kapatıp mumları söndürürdüm.
Sen içki kokardın, oda soğan kokardı
Olmadık şeylere güler kafana merdaneyi yiyince ağlardın
Güzel havalarda beni gezdirmezdin.
Bir de kar yağınca bana odun, kömür taşıtırdın
Sen at yarışı oynardın, altılıyı tutturamayınca beni döverdin.
Çok kızardım burnunu karıştırmana
Ve içkine karışırdım, çünkü leş leş kokardın.
Uzun uzun zararlarını anlatırdım sana, anlamazdın
Ara sıra rejim yapardın, koca göbeğin bir türlü erimezdi
Tartıyla bile anlaşamazdın
Komşunun çocukları vardı, onları da döverdin
Meyhaneye giderdin
Ben yine merdaneyle evde beklerdim
Ara sıra arkadaşlarımız gelir sohbet ederdik
Sen yine densiz densiz konuşurdun
Benim dayak anılarım, senin içki muhabbetin hiç bitmezdi.
İlk tanıştığımız günü hatırlar, ağlardık
Sen bana üstümde ne vardı diye sorardın
Üstündeki iğrenç kıyafeti hiç unutur muyum?
Yeşil bir kazak, kırmızı bir pantolon
Mor bir çorap, sarı molaris sandaletleri
Ve mayısın 13’ü
Sen yine sarhoşluktan önünü görmüyordun
Bana çarpmıştın
Her zamanki kabalığınla bir pardon bile demedin
Göz göze geldik ve işte o iğrenç an
Korku filmi gibi yani
Son mektubunu şimdi aldım. Sağol
Ben sana demiştim, uyuz salgını var diye
Bak yine uyuza yakalanmışsın
Neyse, hadi geçmiş olsun
Buralarda uyuz var ama ben yakalanmadım
Çünkü sen yoksun
Senin hatıralarınla başım dertte
Hayat yeni güzelleşti
İyi ki yoksun!!!


EY TÜRK KADINI!
Birinci vazifen bulaşık, çamaşır ve kocana
sahip çıkmaktır.Mevcudiyetinin yegane temeli
budur.Kocan en kıymetli hazinendir. Seni bu
hazineden mahrum etmek isteyecek kaynanan ve
görümcelerin olabilir. Birgün evliliğini
kurtarmak mecburiyetine düşersen vazifeye
atılmak için bulaşık ve çamaşırı düşünmeyeceksin.
Bu durum elektriğin ve suyun kesildiği anda
ortaya çıkabilir.Evliliğine tecavüz etmek isteyen
kaynanan görümcelerin ve hayatta emsali görülmemiş bir galibiyetin mümessili olabilirler. Hayatta kılıbık kocan zor bir ihtimalde olsa da başka bir bayana göz dikmiş olabilir. Aileniz fakru zaruret içinde
harap ve bitap düşmüş olabilir. Ey asil Türk kadını işte bu ahval ve şerait içinde dahi vazifen yuvanı kurtarmaktır. Anasının kuzusu olan kocanı adam etmek senin elindedir. İhtiyaç duyduğun merdane dolabın sol üst köşesinde
saklıdır




ÖĞRETMEN DİYALOGLARI
1) Ögretmen her zaman haklıdır
2) Ögretmenler de hata yapar
3) 2. maddenin geçerli olduğu durumlarda 1. madde geçerlidir.

-Çocuklar sınav çok kolay merak etmeyin

-Bunun birimi ne?10 metre mi 10 elma mı 10 armut mu?ne bunun birimi ha?

-Ögrenci dersi vaktinde yapmalı..

-Nerde kalmıştık?
-Bi saat öncesini soruyosanız hepimiz uyuyoduk.isterseniz oradan devam edelim?

- Ayağına ne oldu kızım?
- Araba çarptı hocam.
- Sınıfta arabanın ne işi var?

-Hocam nedir bu 37 almışım yaa...
-Beter ol

-Hayvan herif!!! lütfen susar mısın?

-Hocam sınav nerden başlıyo
-13 ten itibaren sorumlusunuz çocuklar(halbuki 13. sayfa kitabın başıdır )

-Bak bu sefer kurşun kalemle 0 yazdım not defterine, bi daha böyle bişey yaparsan sınıfta hem disipline veririm hem de sözlüne gerçekten sıfır veririm.

-Kızzımmm sen yine fiziksel olarak varsın sınıfta ama ruhen yoksun

-Kopya çekebilirsiniz ama bana yakalanmayın.

-Sözlu notun sıfır!
-Bi si...
-Bi tane daha sıfır

-Oğlum kitabın nerde senin
-Evde kaldı hocam
-Sen niye geldin ?

-X çok konuştuğuna göre demek ki konuyu iyice öğrenmiş. evet x, seni dinliyoruz!

-Neye gülüyorsunuz söyleyin, hepimiz gülelim!

Öğrenci derste dalmıştır, bakışlar bir yere fikslenmiştir. hoca bunu çakar.
- ... bu olay Göktürklerin sonunu hazırlamıştır, di mi oğlum?
- evet, bu bölünme Göktürklerin sonunu hazırlamıştır.
- orta asya'da at koşturmayalım, dersi dinleyelim.
- ama.. ben...
- dinleyelim.
- ....

Okulun ilk günüdür, hepimiz yeni gelmişizdir,sınıf öğretmeni tehditler eşliğinde kendini tanıtmakta, yetkilerini, yapabileceklerini saymaktadır.
o sırada bir öğrenci,
-Hocam adınız nedir sizin?
diye bir soru sorma gafletinde bulunur.
hoca çocuğa aynen şu şekilde sayar:
-Sen benim adımı nasıl bilmezsin! var mı başka adımı bilmeyen--söylesin hemende görelim tanıyalım kimmiş! burası sizin geldiğiniz uyduruk kolejlere benzemez!ben hepinizden değerliyim.....kimsiniz lan siizz.....vıdı vıdı ve vıdı..
dersler o günden(ilk gün) itibaren dinlenmedi...........

Ögrenci: hocam tuvalete gidebilir miyim?
Hoca: neden ?

-7.sıradaki kalksın
-Hocam her hafta 7 diyosunuz hep ben kalkıyorum
-İyi söyle ozaman annene gömleğini omoyla yıkamasın öğretmen hep seni kaldırmasın

-Çocuklar testin cevaplarını söylüyoruuuum...
1-ceyhaan
2-ayhaaan
3-beyhaaan
4-... ıhı ıhıııı! nasıldım ama? komiktim di me?

-Daha once hiç sınıfta kaldınız mı?
-hayır.
-Bakın ne kadar güzel. demek ki birşey kaybetmiş sayılmazsınız. yaşınız genç bu sene sınıfta kalınız, ortalamanızı yükseltiniz, ben de bir kere sınıf tekrarı yapmıştım, çok faydalıdır.
-??


KOMİK İSİMLER
İsminize şükredin... Neden mi ?

Hayatta hepimizin karşısına çıkmıştır tuhaf isimler veya soy isimler. Ama bu kadarına da pes diyeceksiniz !

Çoğu kez mizah dergilerine de malzeme olan "Oya Bilir, Nesrin Maloz" gibi isimlerin yanı sıra öylesine tuhaf soy isimler var ki; insanı hayrete düşürüyor. Bu isimleri görünce insanın bu kişilere "Allah kolaylık versin" demekten başka yapacak bir şeyi kalmıyor. Tabi eğer o kişilerden biri de siz değilseniz. İşte o tuhaf isimler...

Not: Soy isimler Telefon rehberinden kontrol edilmiştir, ama kişilerin rahatsız edilmesi veya buna benzer problemlerin önüne geçmek için numaraları şifrelenmiştir !

258-742629* Bayram Amca
264-291178* Necati Yenge
346-227402* Meliha Eniste
284-214091* Zehra Esekcanbazı
216-359039* Yusuf Ziya Salakoglu
434-326106* Abudulsamet Döver
414-563193* Ramazan Öldürür
262-375270* Ismail Öldürücü
282-651903* Gülsen Motor
414-681258* Haci Benzin
216-494004* Menemine Cart
352-223233* Burhanettin Curt
212-506961* Cafer Cırt
362-432248* Döndü Cort
264-278988* Fedakar Pat
246-456634* Saban Küt
226-245588* Vesile Aybasi
216-433378* Haziment Pet
242-651334* Abdurrahman Kıllı
232-512546* Aytekin Kıllıbacak
232-831339* Makbule Kıllıbaldir
342-251421* Atilla Otuzbiroğulları
476-227156* Ahmet Yavsar
344-221326* Ökkes Ford
216-313501* Nadir Verir
324-647802* Duran Tekerlek
344-231193* Döndü Yuvarlak
352-223173* Özdemir Damızlık
212-697331* Izzet Angut
222-320636* Türkan Romantik
252-592765* Hafize Kazma



SENİ SEVİYORUM
"Seni Seviyorum" : Hadi ya Çok ilginç. ee Sonra...
"Seni Seviyorum" : Yeni Parola Bu mu, Ben Ne Diycem Peki?
"Seni Seviyorum" : Güzel... Peki Başka Çeşidin Veya Şuben Var mı?
"Seni Seviyorum" : Allah Razı Olsun.
"Seni Seviyorum" : Olur, Sarayım mı Burda mı Seveceksin?
"Seni Seviyorum" : iyide Bunun Sosyal Güvencesi, Sigortası Falan Var mı?
"Seni Seviyorum" : Net mi? Brüt mü?
"Seni Seviyorum" : Ömrünü, Enerjini Daha Faydalı işler için Harcasana Canım.
"Seni Seviyorum" : Elinden Başka Bir Halt Gelmez ki Zaten
"Seni Seviyorum" : Teoride mi? Pratikte mi?
"Seni Seviyorum" : Havalardandır, Banada Oluyor Bazen.
"Seni Seviyorum" : Neden? Bende Benim Bilmediğim Birşeyler mi Gördün?
"Seni Seviyorum" : Çok Hoş... Peki Başka Ne Gibi Hünerlerin Var?
"Seni Seviyorum" : Üzülme, Zamanla Geçer.
"Seni Seviyorum" : Anlaşıldı. Tamam...
"Seni Seviyorum" : Ne güzel seninle beraber beni seven iki kişi olduk böylece
"Seni Seviyorum" : Beni bu işlere karıştırma ne olur
"Seni Seviyorum" : Bende senin beni sevişini seviyorum
"Seni Seviyorum" : Bende seni seviyorum. Ee şimdi ne olacak
"Seni Seviyorum" : Hayır izin vermiyorum! Bugün beni seven yarın kediyi köpeği de sever. Olmaz, ben ciddi biriyim
"Seni Seviyorum" : Teşekkür ederim... Bu benim için büyük bir şeref... Sevgine layık olmaya çalışacağım. Büyüklerimi sevip küçüklerimi koruyacağım.
"Seni Seviyorum" : Gücün bana mı yetiyor? Akranlarını sevsene!
"Seni Seviyorum" : Bu neye cevap olacak, neyi çözecek peki?
"Seni Seviyorum" : Sen aşmışsın, ben artık ne desem boş...
"Seni Seviyorum" : Beni sevmek demek, beni görmek demek değildir. Bu fani vücudum elbet bir gün toprak olacaktır fakat sevgin ilelebet payidar kalacaktır.
"Seni Seviyorum" : O vakit ağaç dik Türkiye çöl olmasın, güler yüzün gül yanağın solmasın, ben öleyim sana bir şey olmasın.
"Seni Seviyorum" : Utanmadan bir de bunu yüzüme karşı söylüyorsun ha... Yıkıl karşımdan...


SİGARA İÇERKEN YAKALANAN ÇOCUKLARIN CEVAPLARI
yakalanan çocuk ve babası arasında geçen hayali diyaloglar
ortalık duman altı ve baba birden odaya giriverir ;

baba: sen sigara mı içiyon len !?
cocuk: ne sigarası , para verdiğin mi var. gasteye çay sardım içiyom

baba: sigaramı içiyon len !?
cocuk: yok baba , yapay atmosfer bu, hoca ödev verdi , o bakimdan yani
baba: ha ok ozaman

baba: sen sigara mı içiyon len !?
cocuk: hee canın mı çekti , içeceksen bak paket orda
baba: hönk!

cocuk: sen sigara mı içiyon len !?
baba: hönk !
cocuk: pardon baba replikleri karıştırdım

baba: sen sigara mı içiyon len !?
cocuk: ordan bakınca neye benziyoo

baba: sen sigara mı içiyon len !?
cocuk: yok baba korku filmi çeviriyom , sigara dumanı da efekt şeyyettirsin diye yani
baba: oldu !

baba: sen sigara mı içiyon len !?
cocuk: öfff be sigarasız bir toplum için el ele ayakları mı yine
baba: hönk !

baba: sen sigara mı içiyon len !?
cocuk: heee , hatta halka bile cikarabiliyom

baba: sigara mı içiyon len sen !?
cocuk: ne demiş ünlü düşünür müslüm gürses : " biz babadan böyle gördük "

baba: sigara mı içiyon len sen !?
cocuk: aslında "sigara içmek" deyimi yanlış baba, sigara su mu ki içilsin , sigara tüttürülür. bunu irdelemek lazim , değil mi babaaa
baba: bittiyse dayak faslına geçelim diyordum

baba: sigara mı içiyon len sen !?
cocuk: yaaf evet de kaçağını vermiş şerefsizler

baba: sigara mı içiyon len sen



DOLMUŞ MUHABBETLERİ
Duran ve pek dolu olmayan bir minibüse koşarak bindim pek dolu olmamasına rağmen minibüs hareket etmek üzereydi tam o anda kavga ettikleri her
hallerinden belli olan iki arkadaş minibüse bindi birbirlerinin yüzüne bile
bakmıyorlardı çocuklardan biri şoföre parayı uzattı
- Abi bir öğrenci bir de hayvan alır mısın?


Yolcu:
- Mükemmel bir yerde inebilir miyim? (yolcunun kafası karşık sanırım, kendisi de dolmuştakilerle güler söylediine)
Şöför kadını indirirken:
- Buyrun size layık değil ama!


Yolcu musait bi yerde inmek ister ama dili surcer;
- Musait bi yerde iner misiniz?
Şöför :
- Niye sen mi kullancan


indir sofor.
-in yolcu



bi de sey olur bazen, ineceğin yere yaklaşmışsındır, böyle 100-200 metre filan kala salagin teki cikar musait bi yerde inebilirmiyim der. onunla birlikte iner, mal mal yurursun onca yolu


Ankara'da, çok sıcak bir günde, dolmuştaki bir kokona yelpazesiyle
- "Şöfeer bey klimayı acar mısınız cok sıcak olduu" demisti. Pala bıyıklı şöfer amca teyzeyi bi sure suzdukten sonra, kapıyı acıp acıp kapatmaya başladı, ki ondan sonra dolmuşca yarıldık gülmekten.


Ankarada otobüslerin kartlı değil biletli olduğu bir dönem. Bir arkadaşım ve ben sabaha kadar üniversitede gireceğimiz ilk sınava çalışmışız. Otobüse bir adam biner ... Utangaç, sıkılgan bir tavırla şöföre;
- Afedersiniz şöför bey biletim yok, acaba ineceğim duraktan alabilir miyim?
Şöför:- Istersen yolculara bir sor...
Adam: - Afedersiniz yolcular biletim yok, acaba inceğim duraktan alabilir miyim


LEMAN DERGİSİNDEN ÖSYM SORULARI
. Asağıdaki cümlelerin hangisinde bariz bir şive görülmektedir?

a) Gurt gapan da, amanin furdu ki ne furdu!
b) Ne ki olam ombudsman, niye ki hep?!
c) Uyy, ne bakiysunuz ha buzagi cibu ula daa?!
d) Ben vapora binecegim! (İstanbul Türkçesi)
e) Gel la gel, metroya binek! (Türkçe İstanbul'u)

2. "İtalya-İtalyan" ilişkisi aşağıdakilerden hangisinde vardır?

a) Antalya - Antalyan
b) Almanya - İspanyol (Turist)
c) Korsika - Kosta Rika
d) Porto - Porto Riko
e) Muğla - Muğlak

3. Ahmet bir işi 9 günde bitiriyor. Mehmet ise ayni işi 43 günde
bitiriyor o da yarım yamalak, tam bitmiş de sayılamaz yani. Mehmet
kadar sorumsuz, lakayt adam olamaz. Haa, eğlence olsun, Mehmet hemen
devreye girer. Ama iş deyince kaçar. Bu durumda Ahmet'le Mehmet beraber
çalışırlarsa, o işin akıbeti ne olur?

a) Ahmet, Mehmet'i daha ilk gün kalasla döver!
b) Ahmet işi bırakır, yük gemisine kalfa olarak binip Nikaragua'ya gider!
c) Mehmet hepimizi şaşırtıp işi 5 saatte bitirir! (Asla olmaz böyle bi şey
abi!)
d) Mehmet, Ahmet'i de kendine benzetir, o ise yıllar yılı bitmez!
e) Hep biri

4. Modern matematiğin en önemli özelliği aşağıdakilerden hangisidir?

a) Modern matematikte işlemler, hesap makinasıyla yapılır!
b) Modern matematikte bilinmeyenli denklem yoktur, her şey şeffaftır!
c) Modern matematik diye bir şey yoktur, doğrusu postmodern matematik
olmalıdır!
d) Modern matematikte, doğal sayılar evlerinde, kilimlerin üzerinde
ayakkabılarıyla gezerler!
e) Modern matematikte, bir rakama ortam içinde kare kökünü sormak,
ayıplana gelen bir tutumdur!

5. Bir baba, yaşlari 5, 8 ve 33 olan çocuklarına 120 milyon lira harçlık
vererek, yaşlari ile orantılı olarak bölüşmelerini istemiştir. 33
yaşındaki büyük çocuğun (ismini soracak olursanız Ragıp'tır) paranın
büyük kısmını alacağı açıktır. Bu yaşta hiç utanmadan babasındanharçlık isteyen bu kişi, işi daha da azıtıp iki kardeşine toplam 2.500.000
TL. bırakıp, geri kalanı almıştır. Bu problemdeki babaya matematikte ne
denir?

a) Etkisiz Eleman
b) Çaresiz Eleman
c) Ragıpsal Eleman
d) İkinci Evliliğini Yapmış Eleman
e) Hayırsız Oğluna Eleman Diyen Eleman

6. "TERKOS" kelimesindeki harflerle anlamlı ya da anlamsız 6 harfli kaç
kelime yazılabilir diye sormuyoruz, biz hesapladık, 720 farklı kelime
yazılabiliyor. Bu kelimeler içerisinde doğru anlama sahip olanı,
aşağıdakilerden hangisidir?

a) SEKTOR - Yeni bir sektor anlamında
b) KOTRES - Şişman metres anlamında
c) ROSTEK - Rosto ile biftek karışımı bir yemek anlamında
d) KOSTER - Posterin yanlış yazılmışı anlamında
e) TOSREK - Gizli gizli titreyen anlamında

7. Fizikte makara problemleri anlatılırken, onunla ilgilenmeyip makara
yapan öğrencilere ne denir?

a) Silindir yarıçapı
b) İletişim sigarası
c) Kaynatma noktası
d) Eriyik arsızı
e) Çıkrık (Çik dışarının hızlı söylenişi gibi)

8. Periyodik cetvelle kafasına dokuz kez vurulan bir insanın kimyasinda
nasıl bir değişim olur?

a) Sodyum fizik azalır, direnyum artar
b) Sulfat anlamını yitirir
c) Fosfor ürker, siner
d) Alkali metaller coşku gösterir (Alkali alakalı)
e) Hiçbirisi (Yaşayan bilir anlamında)

9. Bir bitkinin, güneş ışığını engelleyen bir başka bitkiyi budamaya
çalışmasına ne denir?

a) Fotosentez
b) Fotomontaj
c) Foto Namık (Yanıltma şıkkı)
d) Eşeyli takılma
e) Eşeysiz takılma (Eşey şakası)

10. "Nusret'in yüzüne mahsun bir ifade gelmişti, belli ki sakal
istiyordu" cümlesinde hangi değişiklik yapılırsa anlamı değişmez?

a) "Sakal" yerine "avanta" gelirse!
b) "Sakal" yerine "top sakal" gelirse!
c) "Mahsun" yerine "vurdumduymaz" gelirse!
d) "Nusret" yerine "Basri Can" gelirse!
e) "Mahsun" ile "Nusret" yer degistirirse!

11. Tarihte ilk lotarya, hangi isim altında, hangi kavimde oynanmıştır?

a) Sayısal Tablet - Frigyalilar
b) Kızma Abicim - Selçuklular
c) Kavimi Piyango - Etiler
d) Piramitin Sırrını Cöz Kazan - Eski Mısır
e) Olimpik Toto - Eski Yunan

12. Yazların akrabalı, neşeli ve patlıcan kızartmalı; kışların ise
beyaz sakallı dedeli, soba ve kestaneli ve bol masallı geçtiği iklim türü
aşağıdakilerden hangisi ola ki?

a) Dravdan iklim
b) Nostaljik iklim
c) Dekorsal iklim
d) Şahane iklim
e) Iskandinav tipi iklim


ÜNLÜLERDEN QONUŞMAA
Normal yaşamında gayet normal iletişim kurabilen insanlar nedense televizyon programlarında, özellikle canlı yayınlarda bu yetilerini kaybedebiliyorlar. İşte örnekleri;

Ömer Çavuşoğlu: Elini vicdanına koy!..
İhsan Kalkavan: Tamam koydum...

Muhabir: How was Sergen's freekick goal?
Van Hooijdonk: It was fantastic...
Lig Tv muhabiri: Evet sayın seyirciler çok fantastikti diyor...

(Şansa Dansa'da Seray Sever, Fatih'e ipucu verir)
Seray Sever: Möööö!..
Fatih Ürek: Geyik?
Seray Sever: Ya mööööö!..
Fatih Ürek: Tamam buldum... Ceylan?

Gülben Ergen: 6 kilo verdim, toplam 5 ayda. Ayda 2 kilo kadar yani... (2X5=6)

İbrahim Tatlıses: Ben Müslüm Baba'nın terini bardağa koyup içerim!..

Emre Aşık: 90 dakika boyunca terimizi ıslattık... (Fenerbahçe-Beşiktaş maçı sonrası)

Şansal Abi: Ne kazanan memnun hakemden ne deee... Tabii kazanan yok kazanan Türk futbolu... (2-2 biten FB-BJK maçı sonrası toparlamaya çalışıyor.)

Ümit Aktan: Cordoba topu kucağına alma yetkisi olan iki adamdan biri, diğeri Recep...

Şansal Abi: Olağanüstü hastayım...

Erman Hoca: Goller Ay'dan geliyor, ne Ay'ı, Merih'ten geliyor!.. (Fenerbahçe'nin yediği goller hakkında yorumu..)

İsmet Badem: Şu an tansiyonum ve kalbim durmak üzere... (Ülkerspor-Lottomatica Roma maçından sonra...)

Erman Hoca: Yav Letonya'nın defansı kalas gibi, kessen iki oturma takımı bir masa yaparsın...

Güntekin Onay: İtalyan yönetmen bu maçı şimdilik iyi yönetiyor... (2.Yarıda) Alman hakem iyi yönetiyor, yaptığımız hiçbir faulü görmüyor!.. (Lazio-Beşiktaş maçında)

Nermin Kartal Örkmez (NTV muhabiri): Letonya'da Letonlarla yaptığımız maçta...

Ahmet Çakar: Hasan koşsa anlarım ama durarak hareket ediyor...

Hakan Şükür: Benim de hiç hatam oldu demiyorum...

Güntekin Onay: Sergen 1 metre içerdeydi ve adeta Stam`ın belinden su aldı... (Lazio-Besiktaş maçında)

Güntekin Onay: Savunmada hata yapmazsak ikinci golü her an bulabiliriz, onun müjdesini vereyim buradan size...

Ahmet Çakar: Beşiktaş, Chelse`yi yarım-sıfır bile yense tur atlayacak... (Lazio-Besiktaş maçı sonrası)

Ahmet Çakar: Eğer Ali Aydın ben o ikinci sarı kartı Victoria`ya değil de yandan geçen Koray`a gönderdim deseydi bütün Türkiye ona enteresan yerleriyle gülerdi...

Show Radyo Sunucusu: Zago`nun kel kafasından kayan top hız kazanıyor... (Gençlerbirliği-Beşiktaş maçında)

Turgay Şeren: İkinci gol de Boer`un ayağının şeyinden oldu, üçüncü gol gene de Boer`un şeyinden oldu...

Güven Sazak: Ne söylentisi? Aziz Yıldırım`ın başkan adayı olacağını kör sultan bile duydu. (Aziz Yıldırım`ın tekrar aday olacağı yönündeki söylentiler hakkında fikri sorulunca)

Erman Hoca: Şu an hangi aydayız? Ramazan. Ramazan deyince insanın aklına ne gelir? Pide... Başka ne gelir başka? Fırıncı küreği. Tak altına sokarsın alırsın pideyi...
Şansal Abi: Aman hocam!

Haşmet Babaoğlu: 70. dakikada Fenerbahçeliler Yusuf Yusuf diye bağırıyorlardı...

Erman Hoca: Ben sana yandan gelir Şansal bi korum, seni kaleye sokarım!..
Şansal Abi: Aman hocam!

Erman Hoca: Kemal`e yapılacak en ufak bir itme Kemal'i iter...



ÜNLÜLERİN GERÇEK İSİMLERİ
Petek Dinçöz-Didem Ezgü
Mahsun Kırmızıgül-Abdullah Bazencir
Bülent Ersoy-Bülent Erkoç
Kibariye-Bahriye Tokmak
Serdar Gökhan-Nusret Ersöz
Ferdi Tayfur-Turhan Bayburt
Metin Erksan-İsmail Metin
Fikret Hakan-Bumin Gaffar Çıtanak
Aytaç Arman-Veysel İnce
Orhan Gencebay-Orhan Kencebay
Tolgahan-Mustafa Cingintaş
Banu Alkan-Renka Bronkavi
Kenan Pars-Kirkor Cezveciyan
Ahmet Özhan-Ahmet Şükrü Kadıöz
Doğuş-Orhan Baltacı
Müjde Ar-Kamile Suat Ebrem
Seda Sayan-Aysel Gürsaçer
Yaşar Kemal-Kemal Sadık Göğçeli
Muhterem Nur-Aysel Kısa
Yılmaz Güney-Yılmaz Pütün
Cüneyt Arkın-Fahrettin Cüreklibatur
Tarık Akan-Tarık Üregül
Sezen Aksu-Fatma Sezen Yıldırım
Serpil Çakmaklı-Serpil Dönmez
Sevda Ferdağ-Lütfiye Dumbul
Cahide Sonku-Cahide Serap
Perran Kutman-Perran Kanat
Ahu Tuğba-Tuğba Çetin
Deniz Akbulut-Mukaddes Akbulut
Engin Çağlar-Çağlan Övet
Ekrem Bora-Ekrem Şerifuçak
Ayhan Işık-Ayhan Işıyan
Gökhan Güney-Mehmet Yüceer
Asena-Onur Çakmak
Bulut Aras-Uğur Fidan
Yıldız Kenter-Ayşe Yıldız
Nisa Serezli-Nurinisa Aşkıner
Nubar Terziyan-Nubar Alyanak
Feri Cansel-Feriha Cansel
Gönül Yazar-Gönül Özyeğiner
Gülden Karaböcek-Saniye Gülden
Güngör Bayrak-Şerife Bayrak
Murat Soydan-Rüjdan Tercan
Neco-Tahir Nejat Özyılmaz
Nuri Sesigüzel-Nuri Kaçtaş
Neriman Köksal-Hatice Kökçü
Nil Burak-Nihal Munsif
Muazzez Ersoy-Hatice Yıldız Levent
Suna Yıldızoğlu-Sonja Eadiy
Harika Avcı-Nermin Ocak
Önder Somer-Önder Döser
Okan Bayülgen-Kaan Okan Görgün

MSN DEN KIZ İSTEME
Talipp:
Slm...

KızEvy:
Slm... Hoş geldiniz.

Talipp:
MSN adresinizi oğlumdan aldım.

KızEvy:
Evet . Kızım söyledi. Bekliyorduk zaten

Talipp:
Sizin evde başka PC var mı? Hanımları da görüşmeye davet etsek

KızEvy:
Tabii ki. Bizim hanım online zaten. Kız da internet cafe de.

Talipp:
Ok...

Kaynana34 konuşmaya katıldı
Oğlananası konuşmaya katıldı

Talipp:
Hanımlar da geldi. Ben bizim oğlanı da davet ediyorum.

ÇılgınDamat konuşmaya katıldı
BirEvinBirkızı konuşmaya katıldı

Oğlananası:
Slm...

KızEvy:
Hoş geldiniz hanım efendi

Kaynana34:
Slm...

Oğlananası:
Hoş bulduk efendim

ÇılgınDamat gönderiyor:
CICEK.GIF
Aktarımı başlatmak için burayı çift tıklayın
Kabul et (Alt+C) Farklı kaydet...(Alt+F) Reddet (Alt+D)

ÇılgınDamat gönderiyor:
CIKOLATA.GIF
Aktarımı başlatmak için burayı çift tıklayın
Kabul et (Alt+C) Farklı kaydet...(Alt+F) Reddet (Alt+D)

Kaynana34:
Ay niye zahmet ettiniz? Teşekkürler.

Talipp:
Zahmet ne demek? Çam sakızı çoban armağanı.

Kaynana34:
Nasılsınız? Iyi misiniz? Ben Hacer. Burcu'nun annesiyim.

Talipp:
Iyilik elhamdülillah. Sizleri sormalı.

KızEvy:
Iyiyiz çok şükür.

Kaynana34:
Sizler Mersin'denmişsiniz değil mi?

Talipp:
Evet efendim. Sizler de Istanbul'dan

Kaynana34:
Evet efendim. Biz iki yıl önce gelmiştik Mersin'e Çok güzel bir yer.

Oğlananası:
Güzeldir. Bekleriz bize de.

KızEvy:
Inşallah. Bu yaz güneyi düşünüyorduk zaten

Oğlananası:
Yaza kalmasın diyoruz. Beey ! Hadisene...

Talipp:
Efendim. Hanım haklı. Sebebi ziyaretimiz malum.

KızEvy:
Evet efendim. Malumumuzdur. Başımızın üstündedir. Hoş geldiniz.

Talipp:
Evlatlarımız net üzerinden tanışmış, kaynaşmışlar. Bize de vazifemizi yapmak düşüyor. Allah'ın emri Peygamber'in kavliyle Oğlumuz ÇılgınDamat'a kızımız BirEvinBirKızı'nı istiyoruz.

KızEvy:
Evet beyefendi. Sizin de belirttiğiniz gibi evlatlarımız anlaşmışlar. Eh o zaman bizlere de hayırlısını dilemek düşer.

Oğlananası:
Müsaitseniz eğer gelecek ay aile içinde bir nişan yapalım diyoruz.

Kaynana34:
Bekleriz efendim. Biz nişan için gerekli hazırlıkları yaparız. Istanbul'da kalacak yeriniz yoksa biz ağırlayabiliriz.

Oğlananası:
Yok. Zahmet vermeyelim. Çok kalamayız zaten. Dayımın oğlu var. Bostancı'da oturuyorlar.

Kaynana34:
Ayol ne zahmeti? Aşk olsun. Akraba olacağız sonuçta. Hem Bostancı çok uzak. Biz Avcılar'dayız. Yollarda perişan olursunuz. Yerimiz müsait.

Oğlananası:
Inşallah diyelim o zaman.

Kaynana34:
Inşallah efendim. Kızım! Hadisene.

BirEvinBirKızı:
Tamam anneee!

BirEvinBirKızı gönderiyor:
KAHVE.GIF
Aktarımı başlatmak için burayı çift tıklayın
Kabul et (Alt+C) Farklı kaydet...(Alt+F) Reddet (Alt+D)

ÇılgınDamat gönderiyor:
SOZYUZUGU.GIF
Aktarımı başlatmak için burayı çift tıklayın
Kabul et (Alt+C) Farklı kaydet...(Alt+F) Reddet (Alt+D)

Talipp:
Biz müsaadenizi isteyelim artık. Tanıştığımıza memnun oldum.

KızEvy:
Biz de memnun olduk efendim. Şeref verdiniz.

Talipp:
O şeref bize ait. Hoşça kalın efendim.

KızEvy:
OK . Byeee!

Talipp:
Bye!

Oğlananası:
Bye..

Talipp konuşmadan ayrıldı
Oğlananası konuşmadan ayrıldı

Kaynana34:
Bye

BirEvinBirKızı:
Bye

Kaynana34 konuşmadan ayrıldı
KızEvy konuşmadan ayrıldı

ÇılgınDamat:
Bye... Şişşt Burcu kız? Gitme bir yere yaw :-)

BirEvinBirKızı:
Hepsi gitti mi?

ÇılgınDamat:
Gittiler gittiler.Nasılsın aşkım? Çok heyecanlandın mı?

BirEvinBirKızı:
Ay! Ölüyorum zannettim :-(

ÇılgınDamat:
Bak çok korkuyordun. Oldu işte aşkım. Oldu :-)


MSN DEN KIZ İSTEME
Talipp:
Slm...

KızEvy:
Slm... Hoş geldiniz.

Talipp:
MSN adresinizi oğlumdan aldım.

KızEvy:
Evet . Kızım söyledi. Bekliyorduk zaten

Talipp:
Sizin evde başka PC var mı? Hanımları da görüşmeye davet etsek

KızEvy:
Tabii ki. Bizim hanım online zaten. Kız da internet cafe de.

Talipp:
Ok...

Kaynana34 konuşmaya katıldı
Oğlananası konuşmaya katıldı

Talipp:
Hanımlar da geldi. Ben bizim oğlanı da davet ediyorum.

ÇılgınDamat konuşmaya katıldı
BirEvinBirkızı konuşmaya katıldı

Oğlananası:
Slm...

KızEvy:
Hoş geldiniz hanım efendi

Kaynana34:
Slm...

Oğlananası:
Hoş bulduk efendim

ÇılgınDamat gönderiyor:
CICEK.GIF
Aktarımı başlatmak için burayı çift tıklayın
Kabul et (Alt+C) Farklı kaydet...(Alt+F) Reddet (Alt+D)

ÇılgınDamat gönderiyor:
CIKOLATA.GIF
Aktarımı başlatmak için burayı çift tıklayın
Kabul et (Alt+C) Farklı kaydet...(Alt+F) Reddet (Alt+D)

Kaynana34:
Ay niye zahmet ettiniz? Teşekkürler.

Talipp:
Zahmet ne demek? Çam sakızı çoban armağanı.

Kaynana34:
Nasılsınız? Iyi misiniz? Ben Hacer. Burcu'nun annesiyim.

Talipp:
Iyilik elhamdülillah. Sizleri sormalı.

KızEvy:
Iyiyiz çok şükür.

Kaynana34:
Sizler Mersin'denmişsiniz değil mi?

Talipp:
Evet efendim. Sizler de Istanbul'dan

Kaynana34:
Evet efendim. Biz iki yıl önce gelmiştik Mersin'e Çok güzel bir yer.

Oğlananası:
Güzeldir. Bekleriz bize de.

KızEvy:
Inşallah. Bu yaz güneyi düşünüyorduk zaten

Oğlananası:
Yaza kalmasın diyoruz. Beey ! Hadisene...

Talipp:
Efendim. Hanım haklı. Sebebi ziyaretimiz malum.

KızEvy:
Evet efendim. Malumumuzdur. Başımızın üstündedir. Hoş geldiniz.

Talipp:
Evlatlarımız net üzerinden tanışmış, kaynaşmışlar. Bize de vazifemizi yapmak düşüyor. Allah'ın emri Peygamber'in kavliyle Oğlumuz ÇılgınDamat'a kızımız BirEvinBirKızı'nı istiyoruz.

KızEvy:
Evet beyefendi. Sizin de belirttiğiniz gibi evlatlarımız anlaşmışlar. Eh o zaman bizlere de hayırlısını dilemek düşer.

Oğlananası:
Müsaitseniz eğer gelecek ay aile içinde bir nişan yapalım diyoruz.

Kaynana34:
Bekleriz efendim. Biz nişan için gerekli hazırlıkları yaparız. Istanbul'da kalacak yeriniz yoksa biz ağırlayabiliriz.

Oğlananası:
Yok. Zahmet vermeyelim. Çok kalamayız zaten. Dayımın oğlu var. Bostancı'da oturuyorlar.

Kaynana34:
Ayol ne zahmeti? Aşk olsun. Akraba olacağız sonuçta. Hem Bostancı çok uzak. Biz Avcılar'dayız. Yollarda perişan olursunuz. Yerimiz müsait.

Oğlananası:
Inşallah diyelim o zaman.

Kaynana34:
Inşallah efendim. Kızım! Hadisene.

BirEvinBirKızı:
Tamam anneee!

BirEvinBirKızı gönderiyor:
KAHVE.GIF
Aktarımı başlatmak için burayı çift tıklayın
Kabul et (Alt+C) Farklı kaydet...(Alt+F) Reddet (Alt+D)

ÇılgınDamat gönderiyor:
SOZYUZUGU.GIF
Aktarımı başlatmak için burayı çift tıklayın
Kabul et (Alt+C) Farklı kaydet...(Alt+F) Reddet (Alt+D)

Talipp:
Biz müsaadenizi isteyelim artık. Tanıştığımıza memnun oldum.

KızEvy:
Biz de memnun olduk efendim. Şeref verdiniz.

Talipp:
O şeref bize ait. Hoşça kalın efendim.

KızEvy:
OK . Byeee!

Talipp:
Bye!

Oğlananası:
Bye..

Talipp konuşmadan ayrıldı
Oğlananası konuşmadan ayrıldı

Kaynana34:
Bye

BirEvinBirKızı:
Bye

Kaynana34 konuşmadan ayrıldı
KızEvy konuşmadan ayrıldı

ÇılgınDamat:
Bye... Şişşt Burcu kız? Gitme bir yere yaw :-)

BirEvinBirKızı:
Hepsi gitti mi?

ÇılgınDamat:
Gittiler gittiler.Nasılsın aşkım? Çok heyecanlandın mı?

BirEvinBirKızı:
Ay! Ölüyorum zannettim :-(

ÇılgınDamat:
Bak çok korkuyordun. Oldu işte aşkım. Oldu :-)


HAZIR CEVAPLAR
-Sokrat ölüme mahkum edildiğinde, eşi:
- Haksız yere öldürülüyorsun, diye ağlamaya başlayınca, Sokrat:
- Ne yani, birde haklı yere mi öldürülseydim!


Dünya nimetlerine ehemmiyet vermeyen yaşayışı ve felsefesiyle ünlü filozof Diyojen, bir gün çok dar bir sokakta zenginliğinden başka hiçbirşeyi olmayan kibirli bir adamla karşılaşır.
İkisinden biri kenara çekilmedikçe geçmek mümkün değildir...
Mağrur zengin, hor gördüğü filozofa: "Ben bir serserinin önünden kenara çekilmem" der. Diyojen, kenara çekilerek gayet sakin şu karşılığı verir:
- Ben çekilirim!!


Meşhur bir filozofa:
- Servet ayaklarınızın altında olduğu halde neden bu kadar fakirsiniz? diye sorulduğunda:
- Ona ulaşmak için eğilmek lazım da ondan, demiş.


Dostlarından biri, Fransız kralı 15. Lui' ye:
- Majesteleri, akıl vergisi almayı hiç düşündünüz mü?
Hiç kimse budalalığı kabul etmeyeceğine göre, herkes böyle bir vergiyi seve seve öder. Kral, alaylı alaylı gülerek:
- Hakikatten enteresan bir fikir, cevabını vermiş. Bu buluşunuza karşılık, sizi akıl vergisinden muaf tutuyorum.


Kulaklarının büyüklüğü ile ünlü Galile' ye hasımlarınından biri:
- Efendim, kulaklarınız, bir insan için biraz büyük değil mi?
Galile:
- Doğru, demiş. Benim kulaklarım bir insan için biraz büyük ama, seninkiler de bir eşşeğe göre fazla küçük sayılmaz mı?


Fransa hükümet ricalinden biri Napolyon' un bir muharebede tenkide kalkışıp parmağını harita üzerinde gezdirerek:
- Önce şurasını almalıydınız, sonra buradan geçerek ötesini zaptetmeliydiniz, gibi fikirler belirtmeye başlayınca, Napolyon:
- Evet, Onlar parmakla alınabilseydi dediğin gibi yapardım.


Bir toplantıda bir genç M. Akif küçük düşürmek için:
- Affedersiniz, siz veteriner misiniz? demiş.
M. Akif hiç istifini bozmadan şu cevabı vermiş:
- Evet, bir yeriniz mi ağrıyordu?


İdam edilmek üzere olan bir mahkuma:
- Diyeceğin bir şey var mı? diye sorduklarında:
- Bu bana iyi bir ders oldu!!


Yavuz Sultan Selim, birçok Osmanlı padişahı gibi sefere çıkacağı yerleri gizli tutarmış. Bir sefer hazırlığında, vezirlerinden biri ısrarla seferin yapılacağı ülkeyi sorunca, Yavuz ;
- Sen sır saklamayı bilir misin? diye sormuş. Vezir:
- Evet hünkarım, bilirim dediğinde, Yavuz cevabı yapıştırmış:
- Bende bilirim.


Sultan Alparslan 27 bin askeriyle bizans topraklarında ilerlerken, keşfe gönderdiği askerlerden biri huzuruna gelip telaşla:
- 300 bin kişilik düşman ordusu bize doğru yaklaşıyor, der.
Alparslan hiç önemsemeyerek şöyle der:
- Bizde onlara yaklaşıyoruz.


Bir filozofa sormuşlar: Şansa inanırmısınız?
Filozof: Evet, yoksa sevmediğim insanların başarısını neyle açıklardım

"ADAMIN BİRİ" ESPİRİLERİ
Adamın ayakları kokmuş, elleri linyit.
Adamın biri dalmış, karısı da yaprak.
Adamın biri gülmüş, karısıda menekşe.
Adamın metresi varmış, karısının santimetresi.
Adamın gözü dalmış, burnu yaprak.
Adamın inadı tutmuş, bir türlü bırakmamış.
Adamın evi yanmış, odaları düz.
Adamın canı çıkmış, bi daha yerine takamamışlar.
Adamın canı sıkılmış, gevşetememişler.
Adamın biri yatmış , karısıda şilep
Adam karısına "inek" demiş, birlikte aşağı inmişler.
Adam aklını kurcalamış, bozulmuş.
Adam yalana yer yok demiş, yalan da ayakta kalmış.
Adam karısının yüzünde bakmamış, doksan dokuzuna bakmış.
Adam saat kaç demiş, saat de kaçmış.
Adam kafasını toplamış, burnunu bölmüş.
Adam bol keseden atmış, dar keseden eşşek.
Adam yazmış, karısı kış.
Adam donmuş, karısı fanila.
Adam almış, karısı mor.
Adam yaymış, karısı halter.
Adam basmış, karısı soprano.
Adam kazmış, karısı ördek.
Adam kurmuş, karısı döviz.
Adam bezmiş, karısı kumaş.
Adam çekmiş, karısı senet.
Adamın kahvesi taşmış, çayı kaya.
Adam kartmış, karısı mektup.
Adam satmış, karısı RTL.
Adamın birinin gözleri yaşlıymış , kulakları genç.
Adamın biri güneşte yandı , ayda düz.
Adamın biri yolda elli lira bulmuş ama ayaklı lira bulamamış.
Adamın birinin uykusu gelmiş içeri almamış.
Adamın birinin beli tutulmuş eli kaçmış.
Adamın birinin gözü şişti, burnu tığ.
Adamın biri televizyona çıkmış bir daha indirememişler.
Adamın biri tuvalete yapmış karısı da baloya gidememiş

CV ÖRNEĞİ (çok komik)
Tamamen gerçek bir olay!!Yaşanmış bir iş başvuru hikayesi Yeni Şafak Gazetesi yazarı Mustafa Özel'in köşesine taşıdığı, yaşanmış çok ilginç bir iş başvurusu hikayesi:

Alttaki işbaşvuru formunu dolduran Mehmet Tartar'ın başvuru formuna yazdığı cevaplar:

1. Adınız Soyadınız:
Mehmet Tartar

2.Yaşınız:
Yirmi sekiz.

3.Şirketimizdeki hangi pozisyon için Başvuruyorsunuz?
Mümkünse yatay bir pozisyon için. Eğer daha ciddi bir cevap istiyorsanız, ne iş
olsa yaparım. Şart öne sürebilecek durumda olsaydım, burada bu formu dolduruyor olmazdım.

4. Düşündüğünüz ücret:
Aylık 5.000 YTL maaş artı yıllık kardan yüzde 10 hisse! Eğer bu mümkün değilse, siz bir ücret Önerin, ben size evet yahut hayır derim.

5. Eğitiminiz?
İdare eder

6. Son işiniz
Sadist bir şefin deneme tahtası olmak.

7. Son ücretiniz:
Hak ettiğimin çok altında.

8. Önemli başarılarınız:
Arakladığım kalemlerden muhteşem bir kolleksiyonum
var; evde sergiliyorum.

9. İşten ayrılma sebebiniz:
Bkz. Cevap 6.

10. Size ulaşabileceğimiz saatler:
Banka atm'si gibiyim: 7/24.

11. Çalışmak istediğiniz saatler:
Pazartesi, Salı ve Perşembe 13.00-15.00 arası.

13. Şimdiki işvereninizle görüşebilir miyiz?
İşverenim olsa burada olmazdım.

14. Fizik durumunuz 20 kilogramdan fazla taşımanıza engel Mİ?
Belli olmaz, ne taşıdığıma bağlı.

15. Otomobiliniz var mı?
Evet, ama soru yanlış sorulmuş. "Çalışır durumda bir otomobiliniz var mı?" diye
sorsaydınız, cevabım farklı olurdu.

16. Daha önce bir yarışma veya madalya kazandınız mı?
Madalyam yok ama lotoda iki kere 3 tutturdum.

17. Sigara içiyor musunuz?
Otlanacak bir enayi bulabilirsem.

18. Beş yıl sonra ne yapmayı hayal ediyorsunuz?
Bana tutkun zengin bir fotomodelle Bahama Adaları'nda yaşamayı. Bir yolunu biliyorsanız bunu beş yıl beklemeden de yapabilirim.

19. Yukarıdaki bilgilerin doğruluğunu taahhüt ediyor musunuz?
Hayır, ama sıkıyorsa aksini iddia edin.

20. Sizi bu başvuruyu yapmaya iten gerçek sebep nedir?
Birbiriyle tutarlılık derecesini kestiremediğim iki cevabım var:
a) İnsan sevgisi ve tüketicilerin iyi beslenmesine katkıda bulunma arzum.
b) Gırtlağıma kadar borca batmış olmam..

Sonuç: Mehmet Tartar işe alındı

HEPSİ GERÇEK DİYALOGLAR
Hacettepe Üniversitesi Edebiyat Fakültesi Bilgisayar Laboratuvarı Geyikleri
Bu olaylar ve konuşmalar gerçekten yaşanmıştır.

Bilgisayarda çalışan öğrencinin elektrik kesildikten 15 dakika sonraki sorusu;
- Elektrik mi kesik?

- Boş bilgisayar yok mu?
- Yok
- Hiç mi yok?

- Word'lü bilgisayar var mı?
- Hayır çilekli ve vanilyalı var sadece.

- Çıkıntı alabilirmiyim?
(Printerdan çıktı almak için öğrencinin sorusu)

- Disketi print alabilir miyim?

-Çıktılar hep siyah beyazmı oluyor?
-Hayır ara sıra yeıil üzerine eflatun ördek desenlide çıkıyor.

-14 numaralı bilgisayar çok salak hocam yaaaaa...

-Chat yapabilirmiyim hocam?
-Hayır!
-Ama niyeeeee?...

Bilgisayarında resimli ekran koruyucusu çıkan öğrenci koşarak gelir;
-Hocam bilgisayarıma bişey oldu!!

-Yer var m??
-Var.. Pencere kenarımı olsun koridor mu?
-Hı??..

-Bilgisayar alabilirmiyim?
-Tabi 1 mi olsun 1,5 mu?

-Boş masa var mı?
-Masa değil bilgisayar var.

-Hocam ....... adlı şarkıyı çalarmısınız?
-Peçeteye yaz ver...
10 dakika sonra öğrenciden peçeteye yazılı olarak şarkı isteği geldi.

-Hocam sınavdan çıktım çok kötü geçti...
-Olsun mühim olan katılmaktı...
Saat başlarına çeyrek kala dağıtılan bilgisayar kartlarını almak için öğrenciler çeyrek geçelerde sıraya giriyorlar... Hoca;
- Ama tezgahın önünü kapatıyorsunuz...

-Ben sabah geldim. Diğer amca vard?. O amca varken.........
-O amca değil Erol Hoca

-Disketle birliktemi yazmaya başlayacağım?
-Evet bir iki üç diyince aynı anda başlayacaksın..

-3.5 A'yı bulamıyorum (öğrenci disket sürücüyü soruyor)
-A 3.5'mu atıyor???

-Internet var mı?
-Hayır kesik..
30 dakika sonra aynı insan
-Internet geldimi?
-Hayır hala yok.
30 dakika sonra aynı insan
-Hocam baktım ama internet hala yok galiba!

-Word'un olduğu bir yere oturup yaz?
-yazabilir miyim?
-Word'e sor kabule ederse oturursun

-Ders mi var?
-Hayır internet kesik.
-O zaman girmeyeyim.

-Internet hala gidik mi?
-Hayır gelik.
-Hıı?!

-Bilgisayara disket sokabilir miyiz?

-Pardon 11 numara nerde oluyor?
-Buyrun ben göstereyim..

-Bilgisayar disketi hapsetti vermiyor.. naapcam?

-Yeni seansa uzatabilir miyim?

-Yeni seans ne zaman başlıyacak?

-Printer sayfası ne kadar?
-40 bin
-25'di artmış dimi?
-Afferin

-Bir word'lü birde internet'li bilgisayar alabilirmiyim?
-Ortaya karışık yaptıralım istersen

-Çıktı alamazsınız. Toner yok
-Niye yok?
-Ne niye yok?
-Çıktı
-Toner yok
-Haaa

-Internet kesik mi?
-Kesik
-Hepsinde mi kesik?
-Hayır.. Sırayla gidiyor.. 1 kesik 1 bağlı....

-Internet kesik mi?
-Kesik
-E-mail lerimize bakamaz mıyız??

-Sadece bilgisayar istiyorum.
-Ama biz yanında plastik tarak, 10 tane çengelli iğne, birde limon kolonyası veriyoruz. Onlarıda alın

-Çıktı yaptırabilir miyim?
-Tabii nasıl bi?ey yaptıralım?

-Hocam siz napıyorsunuz burda?
-Sıhhi tesisatçıyım. Su borusu döşüyorum. Boş zamanlarımda da bilgisayarlarla ilgileniyorum.

-Internet yok mu?
-Yok
-Hiç mi yok?
-Azcık var ama onu da kendime ayırdım

-Internet ne zaman gelicek?
-Sabah kargoya verilmiş yarın sabah elimizde olur

-Internet kesik mi?
-Evet kesik..
-Nasıl kesik?
-Ortasından kesilmiş valla bende anlamadım

-Internet bilinçli olarak mı kesik?
-Evet gıcıklık olsun diye kestik

-Hocam yeriniz var mı?
-Hayır bugün düğün var... her yer rezerve edildi...

-Hocam internet oldu mu?
-Hayır hala fırında 5 dakika daha kızarması gerekiyor....

-Merhaba çıktı ne kadar burada?
-Ne kadar lazım?

-Pardon 26 numaralı bilgisayar internete bağlanmıyor mu?
-internet kesik. Hiç biri bağlanmıyor...
-Haa!!...

-Bu bilgisayar yazıcıya bağlımı?
-Kablosunu takip et anlarsın
-Word alıcaz da
-Bizde kalmadı. Bi yan dükkana bakın lütfen

-Hocam biz disketle çalışıcaz
-Benden istediğiniz nedir?
-Hemen bir düzeltme yapıp çıkacağız...
-Tabi buyrun aa sonuç olarak bilgisayar mı istiyorsunuz?
-Hayır disketle çalışacağız...
-O zaman disket 300.000 lira size bir adet vereyim..
-Hayır teşekkürler bizim disketimiz var...
-O zaman laboratuvara niçin geldiniz? Disketinizle dışarıda da çalışabilirdiniz....

-Internet bağlantısı var mı?
-Yok
-LES sonuçlarına bakacaktım
-Ama internet kesik işte.. bakamayacaksın
-Hemen bir baksak??
-Yaw iyide internet kesik amaaa
-Gerçekten yok mu?
Yanındaki diğer öğrenci;
- Bak bak orayada yazmışlar zaten
-Daha ne diyim bilmiyorum valla. Yok işte internet..
-E peki akşam evden bakarım o zaman
-En iyisi

-Çıktı veriyor musunuz?
-Veriyoruz.. ne kadar lazımdı?
-Yaaa çıktı almam lazım benim
-Tamam 3 numaralı bilgisayara geçebilirsin
-Ama tek başıma yapamam
-O zaman 2-3 arkadaşını daha çağır..

-Burdaki amca nereye gitti?
-Ne amcası?
-Bi dayı vardı ya
-O dayı veya amca değil Erol Hoca
-Yaw bizim hemşehri oluyorda..
-Gene de Erol Hoca

-Bilgisayarda ne yapabilirim?
-Valla bilmiyorum senin yeteneğine kalmış

-Bilgisayar alabilir miyim?
-Tabii
-İnternete giricem.. ilk defa geliyorum
-Heyecanlı mısın?

-Hocam yazıcı çalışıyor mu?
-Hayır bugün izinli..
-Nasıl yani???

-İnternete girmek istiyorum.. Girebilir miyim?
-Tabii ama bu kıyafetle giremezsin.. Üstünü değiştirmen lazım

-Ama bu printer basıyoooorr
-Ne yapmasını bekliyordunuz?
-Ama durduramaz mısınız.. Ben sadece baştaki sayfayı göndermek istemiştim
-Bunu daha önce söylemeliydiniz
-Ama ne yapayım o kadar çok işim var ki...
-Sormayın bizim de... bizim de....

-6 numaralı bilgisayarı alabilir miyim?
-4 numara boş.. ama merak etmeyin 6 no.lu bilgisayarla özellikleri aynı
-Ama onda chat yapamıyorum da
-Chat zaten yasak.. yapmayın lütfen
-Peki o zaman bende microsofta bakayım
(Gözler alternatif görsün)

Monitörün üzerinde takılı duran kağıt tutacağını gören öğrenci;
-Hocam bu dikiz aynası mı????

Görevli bilgisayarında içiden @ işareti bulunan bi salyangoz resmini çizmekte ve beğenmeyip yeniden çizmekte, çizilen bu salyangozlar A4 boyutunda bir kağıt üzerinde birikmektedir. Öğrenci görevliye sorar;
-Afedersiniz bu salyanozları ne yapacaksınız?
-Akşama misafir var da, salata yapıp yiyicez
-Fransız mısınız??

Öğrenci bilgisayar kartı almak için numara soruyor;
-3 ve 4 arasında en iyisi hangisi?
-Valla 3.5 ve 3.7 en iyileri

Elektrikler kesikken öğrenci gelir;
- Aaa ne kadar boş
- Evet boş
- Çalışabilirmiyim
- Olmaz
- Niye hocam... Hemen maillerime bakıp çıkıcam
- Olmaz mümkün değil
- Ama niye hocam
- Çünkü elektrikler kesik
- Hadi yaaaa...
- Yaaaaa

- Internet var mı?
- Var.. Ne kadar lazım?

- Ben size 6 numaralı bilgisayarı vermiştim. Niye 9 numaraya oturdunuz?
- 9'a benzettim ben.

- Bana güzel bir yer verirmisiniz?
- Tabi.. Bahçede çiçekli falan bir masa ayırttım senin için. Sen git ben bilgisayarı gönderiyorum.

Bayan öğrenci bilgisayar kartını verip kimliğini almak ister. Fakat görevli yanlışlıkla başka bir bayan öğrencinin kimliğini verir. Öğrenci;
- Ama bu benim kimliğim değil ki!!
- Olsun ama bu da sana yakıştı bence
Öğrenci kimliğe şöyle bir bakar ve;
- Ama ben daha güzelim...
- Hadi yaaa???

- Hocam tuşların karışmış olma ihtimali var mı?
- Evet dibi tutmasın diye ara sıra karıştırıyorum

- İnternete erişebiliyor muyuz?
- Şuradaki merdivenden çıkıp erişebilirsin

- Ne zaman kart alabilirim?
- 3'e kadar sayıcam. 3 diyince al.

- Şuradaki kapalı bilgisayarı açabilir miyim?
- Mouse ve klavyesi yok. Kullanabilirsen açabilirsin.

- Ben klavyeyi ingilizce olarak kullanmak istiyorum ama "?", "i" falan çıkıyor.
- O harflere basmazsan çıkmazlar. Diğer karakterleri kullanarak ingilizce yazabilirsin.
- Hıı!!!

Bilgisayarların saatlik kartlarını almak için gelen öğrenci;
- Dağıtıyor musunuz?
- iki kadeh daha içeyim dağıtıcam

- 4 numarayı alabilir miyim?
- 5 numaraya buyrun. Biz istenilenin hep bir fazlasını veririz.

- Elektrikler mi kesik?
- Evet
- Ne zaman gelicek?
- Şimdi gitti... Biraz işi varmış hemen gelicek. Sizin isim neydi?
- Hicran..
- Hah tamam özellikle Hicran gelirse mutlaka beklesin dedi..
- İyi o zaman ben genede bir kart alayım

Bilgisayar kartı almak için sırada bekleyen öğrencileri gören başka bir öğrenci;
- Hocam bu kuyruk ne için?
- İmzalı resmimi dağıtıcam. Onun için girdiler sıraya

Saat 12.00'de öğrenci bilgisayar kartı almak için gelir;
- Bilgisayarda boş yer var mı?
- Bakayım.. Hmm.. 3 Megabyte kadar var..
- Yani saat 3'te mi geleyim?

- En erken hangisi boşalır?
- Bilgisayarların özel hayatı bizi ilgilendirmez!!

- Hocam kimliğimi alabilir miyim? 29 numaraya akademik personel amca geldi..

- Bana verebileceğiniz bilgisayar var mı?
- Yok valla.. Hiçbiri sana layık değil. Yakışmaz sana. Veremem.

Öğrenci koşarak gelir;
- Buradaki bilgisayarlar 26'dan fazla mı?
- 26 bilgisayar var.
- O zaman bana sıra gelmez ben gideyim en iyisi.

- Boş yer yok değil mi?
- Aferin artık sen olayı...
- Rezervasyon yaptıramaz mıyız?
- Akşamdan havlu bırak istersen
- Nasıl yani?

- Hocam boş yer var mı yoksa gidip birinin kucağına oturayım mı?
- Hangisini tercih edersin? Özel zevklerine karışmak istemem...
- ........
- Boş yer yok.. Kalmamış.. - O zaman ben birini gözüme kestireyim..
- Hadi bakalım rasgele

- istediğin bir bilgisayar var mı?
- şuradaki bilgisayarlar geçenlerde iyi değildi. Onlardan almayayım.
- Yaa geçenlerde öyleydi. Ama bugünlerde gayet iyiler. Havalar çok etkiliyor. Moralleri bugün çok iyi.

- Hocam siz bilgisayardan anlıyor musunuz?
- Hayır ben aslında terziyim. Laf olsun diye burda duruyorum.

- Hocam bilgisayar tıkandı galiba.
- Pompala

- Hocam sizin burda göreviniz ne?
- Dozer operatörüyüm.

- Makina yazıcıya gönderdiğim yazının hepsinin çıkacağını nereden anlıyor?
- Transa geçip hissediyor. Makina deyip geçme çok duygusal bir alettir...

- Word'de üstte çıkan rakamlar nasıl çıkıcak?
- Biz arkadaşlarla aramızda o rakamlara cetvel deriz.. Sende öyle diyebilirsin istersen...

- Boş yer var mı?
- Var.
- Kaç numara
- 100 numara boş geç istersen

- Boş yeriniz var m??
- Var... Kaç kişilik olucak?

- Sınav var... Sınavı olmayanlar lütfen çıksın arkadaşlar..
- Hocam benimde Pazartesi sınavım var çıkmasam olur mu?

- Hocam buradaki bilgisayarlarda yazı yazılabiliyor mu?
- Hayır biz bu makinaları dolma sarmak için kullanıyoruz.

TİRYAKİNİN SİGARA BIRAKMA GÜNLÜĞÜ
Sevgili günlük, Bu sabah Hürriyet'in Kelebek ekinde sigarayı bırakmanın vücuda yaptığı olumlu etkileri anlatan bir haber okudum. Bu tarz haberlerden oldum olası tiksinmeme rağmen nedense coşup sigarayı bırakmaya karar verdim. Kararım kesin, sigarayı bırakıyorum. Bu kararımın vücuduma etkilerini gösteren tabloyu başucuma astım. İçimin zehirden temizlenmesini tabloya bakarak daha rahat hissedeceğim. Şimdi masanın üzerindeki dolu sigara paketini buruşturup çöpe sallıyor ve sağlıklı gürbüz bir kişi olma yolundaki ilk adımımı atıyorum.

SEKİZİNCİ SAAT

Sevgili günlük,
Tabloya göre sigarayı bıraktıktan sekiz saat sonra tansiyon ve nabız normale dönüyormuş. İnanır mısın, bunu hissediyorum sanırım. Tamam, tansiyon ve nabzımın bundan sekiz saat önceki halinde de anormallik hissetmemiştim,ama normale dönmesi iyi bir şey herhalde. Coşkumu paylaşmak için Teoman'ı aradım, sigarayı bırakmama "geçici Ubeyd Korbey sendromu" adını taktı. "Oğlum" dedim, "bak tam sekiz saattir sigara içmiyorum, tansiyonum ve nabzım cillop gibi oldu".
Bunu söyleyince kendi nabzının ve tansiyonunun da harika olduğunu söyledi, meğer sekiz saattir uyuyormuş. Yavşak işte, ben ne diyorum o ne diyor. Yalnız laf aramızda, kafama takıldı gerçekten, demek ki günde sekiz saat uyuyan bir sigara tiryakisinin tansiyonu ve nabzı da günde bir kere normalleşiyor. E peki, tansiyon ve nabız günde üç kez normale dönemeyeceğine göre benim kazancım ne bu işten? Demek ki, savaşı erken bırakmayacaksın. Yoksa Teoman itinden ne farkım kalır? Onun tansiyonu da normal, benimki de.... Neyse, bakıcaz....

ONUNCU SAAT

Sevgili günlük,
Sigarayı bırakırken başlangıcın çok zor geçtiğini duymuştum. Hiç de değilmiş. Az önce yemek yedim, iştahım açılmış, yemeklerin tadını daha iyi aldım. Yıllardır ilk kez yemeğin üzerine sigara içmeyeceğim.

ON BİRİNCİ SAAT

Acaba azaltarak mı bıraksam? Sadece yemeklerden sonra içsem mesela? Yok yok, dayanmam lazım. Kuruyemişçiye gidip kabak çekirdeği alayım, oyalanırım.

ON ÜÇÜNCÜ SAAT

İki saattir aralıksız kabak çekirdeği yiyorum. Ve bir de yıldıran dejavu: "abi bu çekirdeğe elini sürünce bırakamıyorsun."

ON DÖRDÜNCÜ SAAT

Kabak çekirdeğini bırakınca yemekten sonrakine benzer bir sigara içme isteği uyandı. Çöpe attığım sigara paketini ararken telefon çaldı, Teomanmış. "Sağlığında yeni düzelmeler var mı?" diye sorup kahkaha attı .Vay ayı vaaay, sigarayla mücadelemde başarısız olmamı bekliyor demekki. Bu beni sinirlendirmekten çok kamçıladı. Ulan Teoman, görüşürüz bakalım. İlk işim sigara paketinin olduğu çöp torbasını evden atmak

ON YEDİNCİ SAAT

Sevgili günlük,
Kendimden utanıyorum. Az önce kapıdaki çöp torbasını geri almaya karar verdim, kapıcı götürmüş. Kararsızım, sigarayı bırakanların sinirli olmaya başladığı ve kilo aldığı söyleniyor. Şişman ve sinirli biri olup Hüseyin'e benzemeyeyim sakın?

YİRMİ DÖRDÜNCÜ SAAT

Sevgili günlük,
Biliyor musun, sigarayı bıraktıktan 24 saat sonra kalp krizi riski yüzde 25 azalıyormuş. Fena değil ha, ne dersin? Teoman'ı aradım az önce, sana en fazla 15 gün veriyorum dedi. Kalp krizi riskinin azalmasından sözettim, güldü. Gül bakalım Teoman efendi, gül... Gidip kabak çekirdeği alayım.

İKİNCİ GÜN

Sevgili günlük,
Dün çok kötü geçti. Kuruyemişçiye gidip bir kilo kabak çekirdeği aldım. Gazeteleri çıkmadan okusaydım keşke, Hıncal Uluç köşesinin yarısını "kabak çekirdeğinin cinsel güce katkıları"na ayırmış. Allahım, ya kuruyemişçi de okumuşsa yazıyı? Ulan yüz gram al çık, bir kilo niye alıyorsun? Bundansonra o dükkanın önünden geçemem.

ÜÇÜNCÜ GÜN

Sevgili günlük,
Çok güzel bir gündeyiz. Sigarayı bırakmamın üzerinden 72 saat geçti, yani sinir uçlarım bugünden itibaren yenilenmeye başlıyor. Daha da güzeli, sevgilim geliyor. Bugün biraz sinirli gibiyim, kızın yanında arıza yapmasam bari...

DÖRDÜNCÜ GÜN

Sevgili günlük,
Dün ne güzel başlamıştı hatırlarsın, ama korktuğum başıma geldi ve sevgilimle kavga ettim. Her şey iyi başlamıştı halbuki. Bir ara dışarı çıktık, ben sosisli sandviç almak istedim, hanımefendi karşı çıktı. Neymiş, yürüyerek yemek yenilmezmiş. Durduk yerde kavga çıktı. Sonunda dayanamayıp karşıdaki lokantaya gittim ve patlıcan musakka söyledim. Garson tabağı getirir getirmez hatunun yanına koştum ve "yürüyerek yemek öyle yenmez böyle yenir" diyerek elimde tabak yürümeye başladım. Bir yandan da musakkayı yemeye çalışıyorum. Kız kaçmaya başladı, ben de peşinden koşuyorum. Bir ara ağzımdan köpükler çıktığını farkedince durakladım. Elimdeki tabağı çöpe atıp eve döndüm. Sevgilimin telesekreterine not bıraktım, umarım arar.

BEŞİNCİ GÜN

Sevgili günlük,
Bu sabah İstikbal'den çek-yat gelecekti, öğlene kadar bekledim, ne gelen var ne giden. Birden sinirlerim tepeme çıktı, elimde odunla beklemeye başladım. Hayır, niye sözünde durmuyorsun kardeşim? Sabah dediysen sabah getir. Adamlar saat üçte geldiler, ben odunla kapıya çıkınca tedirgin olup kaçtılar. İstikbal'i arayıp siparişi iptal ettim, Seray'ı var Mobella'sı var canım, banane yani...

ALTINCI GÜN

Sevgili günlük,
Sevgilim aradı, bana çok kızgın olduğunu söyleyip bir çuval zır zır yaptı. zaten ona moralim bozuk, bir de Teoman gelip karşımda fosur fosur sigara imesin mi? Dumanı suratıma üflediğinde çaktırmamaya çalışarak içime çekmeye çalıştım. Ulan özlemişim be...

YEDİNCİ GÜN

Sevgili günlük,
Kabul etmem gerekir ki bugün çok sinirliydim. Gevşemek için televizyonu açıp belgesel izlemeye başladım. Discovery Channel'da Timsah Avcısı diye bir lavuk var, 10 dakika dayanamadım herife. Eline bir yılan almış, yılan çıtır çıtır ısırıyor, bu gevrek gevrek gülüyor. Neymiş, yılan zehirsizmiş.Ya arkadaşım, zehirsiz diye ne bu yani? National Geographic'I açıyorum, zürafalar var, daha iyi. Ama zürafalardan, Mary ve ailesi diye söz ediliyor. Allah belanızı versin hepinizin. Süt içip uyumaya karar veriyorum, süt şişesinin üzerine "lütfen çalkalayınız" yazmışlar. Çal-ka-la-mı-yo-rum. Mecbur muyum lan sizin şişenizi temizlemeye. Para almasını biliyorsunuz eşşoğlueşşekler sizi be! Akşam arkadaşlarla bira içmeye gittik. Buinsanlarne kadar anlayışsız var ya günlük, aklın oynar.Ulan zaten sigarasız bira içiyorum, beynim sulanmış, hala üzerime geliyorlar. Masada ideolojik hadise çıktı, dışarı kadar uzadı. Tartışma sorun değildi de "sigarayı bıraktığındanberi kilo aldın lan kocagöt" deyince dayanamayıp kafa attım Teoman'a. Yapmasam iyiydi.

SEKİZİNCİ GÜN

Sevgili günlük,
Teoman arayıp bir daha benimle görüşmek istemediğini söyledi. Çok umurumdaydı lavuk. Gereken cevabı verdim zaten. Bu arada, gazetede okudum yine. Sigarayı bırakmanın çeşitli yöntemlerinden bahsediyordu. Azaltarak bırakma ve marka değiştirerek bırakma maddeleri ilgimi çekti. Acaba? Ama yok yok, bu kadar dayandım, gerisini getirmek lazım.

DOKUZUNCU GÜN

Sevgili günlük,
Sana ne zamandır sevgili günlük diye seslenmediğimi farkettim. Oysa sen bu dünyada beni anlayan tek varlıksın, tek dostumsun. Bugün ne oldu biliyormusun, sevgilim beni terketti. Alçak kadın, Manyaklaştığımı söyleyip ayrıldı benden. Bu arada kabak çekirdeğinin bokunu çıkardım, her tarafımda sivilce çıktı.

ONUNCU GÜN

Sevgili günlük,
İki gün önce, sigarayı bırakmanın çeşitli yöntemlerinden sözetmiştim. Ben iki yöntemi birleştirip hem marka değiştirdim hem de azalttım. Günde üç tane yemeklerden sonra Parliement içiyorum. O kadar zaman sonra ilk içilen sigaranın bir güzel kafası var, şaşırırısın.

ON BİRİNCİ GÜN

Sevgili günlük,
Kendime bir iyilik yapıp sigarayı beşe çıkardım. Ha üç, ha beş. Eskiden günde bir paket içiyordum, şimdi beş tane içiyorum. Yine kazançlıyım yani...

ON İKİNCİ GÜN

Sevgili günlük,
Bugün gazetede Amerika'da yapılan bir araştırmayla ilgili haber okudum. Habere göre günde 10 taneye kadar sigaranın çok fazla zararı yokmuş. Üstelik sigaranın markasını değiştirmekten falan da bahsedilmiyordu. Madem öyle günde 10 tane Camel içebilirim.

ON ÜÇÜNCÜ GÜN

Sevgili günlük,
Sevgilimi ve Teoman'ı arayıp özür diledim. Sevgilim, bir süre daha görüşmek istemediğini söyledi. Ağzımdan köpükler çıkarken koşturduğum sahneyi unutamıyormuş. Haklı kız, bir şey söyleyemedim. Teoman aramızda geçen hadiseyi sigaraya yordu, ona göre yavaş yavaş sigara içmeye başlayınca beynim tekrar faaliyete geçmiş. Neyse barıştık ve yarın akşam buluşmaya karar verdik.

ON DÖRDÜNCÜ GÜN

Sevgili günlük,
Teoman'la ocakbaşına gittik. İçtiğim sigaraları saymadım. Teoman'ın da dediği gibi, sigaranın zararlarını bilerek içiyorum, kime ne? Sana da soruyorum günlük, sana ne?

ON BEŞİNCİ GÜN

Sevgili günlük,
Püfür püfür içiyorum sigaraları. Bir de, "sigaraya tekrar başlayınca ne olur" tablosu yapmaya başladım. Sevgilim de bir daha sigarayı bırakmayacağım sözünü verince geri döndü. Elveda günlük, bir daha işim olmaz seninle.

CEVAPSIZ SORULAR
-Yüzmek zayıflatıyorsa balinalar neyi yanlış yapıyorlar?

- Mısır yağı mısırdan, ayçiçek yağı ayçiçeğinden elde ediliyorsa; füneş yağı nereden elde edilmektedir?

- Süper yapıştırıcı herşeyi yapıştırdığı halde niçin içinde bulunduğu tüpün iç cidarlarını yapıştırmamaktadır?

- Niçin yanlış çevrilen telefon numarası hiçbir zaman meşgul çalmaz?

- Niçin falcıya gitmeden evvel randevu almak gereklidir?

- Eğer bugün hava sıcaklığı 0 derece ise ve yarın iki kat daha soğuk olacaksa, yarın hava kaç derece olacaktır?

- Niçin "tek heceli" kelimesi diyebilmek için dört hece kullanmaktayız?

- Neden insanlar gökyüzünde 400 Milyon yıldız var denildiğinde inandıkları halde, yeni boyalı yazan yüzeyi elleriyle yoklarlar?

- Niçin limonlu gazozların içerisinde bir sürü suni tatlandırıcı varken bulaşık deterjanında gerçek limon suyu kullanılmaktadır?

- Evli insanlar gerçekten daha mı uzun yaşamaktadırlar yoksa öyle mi hissetmektedirler?

- Işık 300.000 km/sn hızla yayıldığına göre karanlık hangi hızla çökmektedir?

- Işık hızında giden bir arabada oturduğumuzu varsayarsak, farları yakınca ne olur?

- Bir şizofren intihar etmekle tehdit ediyorsa, rehin alma suçundan yargılanabilir mi? Ahmet Necdet Sezer bu işe ne der?

- Niçin fare kokulu kedi maması yok?

- Kadınlar niçin tuvalete yanlız gidemezler?

- Teflona hiçbir şey yapışmadığı halde teflon tavaya nasıl yapışmıştır?

- 24 saat açık benzin istasyonlarının kapılarında neden kilit vardır?

- Kör bir eskimonun kızak köpeği kör müdür?

- Niçin uçaklarda paraşüt yerine can yeleği vardır?

- Kar küreyicisinin şöförü sabah işine neyle gelmektedir?

- Bir çok tüketim maddesinde "Buradan açınız" yazmaktadır, eğer "Başka bir yerden açınız" yazsaydı ne yapmamız gerekirdi?

- Eğer uçağın karakutusu kaza anında parçalanmıyorsa neden bütün uçak bu kutunun üretildiği maddeden yapılmamaktadır?

BUKADAR YETERLİ Bence hö
 
Cevap: ##22 TANE Kopacagınız Yazılar ##

güzeL paylaşım olmuş :) Ama ç0000000kkk uzun hö
 
Cevap: ##22 TANE Kopacagınız Yazılar ##

daha önce verilenler hariç hepsini okudum saüol az neşe geldi:D
 
Cevap: ##22 TANE Kopacagınız Yazılar ##

aßi Yalan Solemeyim okumadım Zz . ! ßu ne ßole roman flanmı? Ama qenede emeqine SaqlıK . .
 
Cevap: ##22 TANE Kopacagınız Yazılar ##

- Eğer uçağın karakutusu kaza anında parçalanmıyorsa neden bütün uçak bu kutunun üretildiği maddeden yapılmamaktadır?

?? :D
 
Cevap: ##22 TANE Kopacagınız Yazılar ##

Kusura bakma hepsini okuyamadım sıkıldım ^^ Ama Çöp Ler komedi ^(: Tşkr..
 
Geri
Üst Alt