Birkac İtiraf [Komik + Yaşanmış :) ]

  • Konbuyu başlatan Konbuyu başlatan Rig
  • Başlangıç tarihi Başlangıç tarihi
Konu Yazar

Rig

Emektar Üye
Emektar
Nis
3,758
23
Bu Olaylari Tamamen Kişi yada Kişiler Yaşamış Bir Sitede Paylasmis Bende Sizlerle Paylasmak İstedim Komik olmayanlarıda var , ince esprili olanlarıda bakalım sizin tepkiniz ne olacak :)

* Uykusuz uykusuz Konya Adliyesi'ne gidip duruşmaya girdim. Duruşma sıkıntılı idi, yargıçlarla tartıştım, duruşmadan sonra tuvalete gittim. Baktım pisuvar yok. Konya'nın sosyolojik yapısı nedeniyle, adliye binasındaki tuvalete pisuvar konulmadığını düşünüp "Bu kadar da olmaz ki kardeşim, ben pisuvara defi hacet yapıp prostat olmak istiyorum, kime ne?!" diye yüksek sesle şikâyet ettiğim anda, kapıda bir hanımefendi gördüm. Keşke peşin hüküm vermeden girdiğim tuvaletin erkekler tuvaleti olup olmadığını kontrol etseydim...


* Yıllar önce biri ile tanışmıştım. İlk defa yemeğe çıkacağımız gün buluşmaya, 60'lı yıllara ait bir araba ile gelmişti. Arabaya binmiş ama gelen geçenin arabaya bakması yüzünden çok utanmıştım. İçimden de ''Zavallının doğru dürüst arabası bile yok. Her gün bu bakışlara maruz kalmak çok kötü olsa gerek.'' diye geçirirken; ona acıdığım için yemek dahi yememiş sadece su içmiştim. O sürekli arabanın full orjinal olduğunu her dakika anlatıp durdukça, ben de ilgili görünmeye çalışmıştım. Aslında o arabanın çok değerli olduğunu, zevkine antika araba koleksiyonu yaptığını anlamam tüm günümü almıştı.


* Pilotum. İstanbul-Sao Paolo seferini yaptıktan sonra kabinden çıkıp yolcuları uğurlamak istedim. Derken, her halinden Türk olduğu belli olan bir abi boynuma sarılarak "Vaaay, meslektaşım benim!" dedi. Nezaketen nereden meslektaş olduğumuzu sordum. Abinin cevabı süperdi: "Ben de Trabzon'da, .... hattında dolmuş şoförüyüm!"


* Büyük bir markette arkadaşımı büyük boy tencerelere, kazanlara bakarken gördüm. Yanına gidip biraz muhabbet ederken bana "Karım bana evde büyük boy tenceremiz yok dedi. Ben de tencerelere bakıyorum. Bu boy acaba iyi midir onu düşünüyordum. İyi ki geldin." dedi. Suratına baktım, bir de bana gösterdiği kazana baktım. "Bu boy iyidir ya. Yakında çocuk da olacak. 3 kişi ancak doyarsınız." dedim. Kazanı aldı gitti. Beni ne zaman arayacak diye bekliyorum.


* 3 Ekim günü İzmir-Değirmendere civarında, ışıklarda beni yakalayıp Seferihisar yolunu soran 06 plakalı araç sahibi; "Beni takip et, işaretimi gördüğünde o yöne dönersin." derken arabaya arı gireceğini, onu kovalamaya çalışacağımı, senin bunu üzerine alınıp Ahmetbeyli yönüne doğru uçacağını tabii ki tahmin edemezdim. Olayın şokuyla bir süre "Hay Allah!" diyerek arkandan baktım, sonra da yol boyunca fazladan gideceğin 54 kilometre boyunca bana edeceğin küfürleri düşündüm. Çok kızmadın değil mi?

* Deplasmana gidenler bilir, binbir çile çekilir. Polis ayrı dert olur, evsahibi takım taraftarları ayrı. Zaten bir avuç olduğunuz için hemen herkes birbirini tanır. Son deplasmanda, takım yenilmiş, biber gazları sıkılmış, herkes gergin. Polis maçın bir saat önce bitmesine rağmen çıkışımıza izin vermiyor. İtiş kakış yaşanıyor, gerginlik artıyor. Yanımdaki abimiz de telefonda biriyle fena kapışıyor. Sonra sakince "Memur bey, amirinizi çağırabilir misiniz?" diye sesleniyor önümüzdeki polislerden birine. Polis gayet tabi sallamıyor abimizi. Bunun üzerine tüm taraftarları yerlere yatıran bağırış duyuluyor, "Çağırın lan amirinizi, hanım nerede kaldın diye ağzıma s.çıyor burada!"


* Geçen sene, üç saatlik ağır bir sınavın ortalarındayız. Arkadaşlardan birinin okulu uzaması derse bağlı olduğundan mıdır nedir, inatla asistanın cevaplarından birini kontrol etmesini istiyor. En sonunda pes edip kapıyı hızla çarpıp çıkıyor arkadaş. Bütün yüzler önce kapıya, daha sonra suçlar bir şekilde asistana dönüyor ve işte o sırada asistanımız şovuna başlıyor: "Bileydim o vakit, açaydım kollarımı gitme diyeydim. Belki o zaman kalırdı. Benim yüzümdeeennn, benimm yüzümdeennn!"

* Avusturya Konsolosluğu'nda, dörderli gruplar halinde vize evrak teslimi için içeri alınmayı beklerken, en arkada beklemekten sıkılan bir abi, öne doğru iki adım atıp, "Bu ne rezilliktir ya!" diyor. Bir iki adım daha gelip, "Ayıptır ya!" diyor. Birkaç adım daha öne gelip, "Beklemek zorunda mıyız ya?" diyor. Son adımı atıp, "Yazık vatandaşa ya!" diyor ve en önden bir arka sıraya yerleşiyor. Biz de, savunulmuşluğun verdiği gururla ses çıkarmayıp, bir beyin göçüne daha şahit oluyoruz. Akıllı adamdı vesselam.
 
Cevap: Birkac İtiraf [Komik + Yaşanmış :) ]

sonuncu ve * Büyük bir markette arkadaşımı büyük boy tencerelere, kazanlara bakarken gördüm. Yanına gidip biraz muhabbet ederken bana "Karım bana evde büyük boy tenceremiz yok dedi. Ben de tencerelere bakıyorum. Bu boy acaba iyi midir onu düşünüyordum. İyi ki geldin." dedi. Suratına baktım, bir de bana gösterdiği kazana baktım. "Bu boy iyidir ya. Yakında çocuk da olacak. 3 kişi ancak doyarsınız." dedim. Kazanı aldı gitti. Beni ne zaman arayacak diye bekliyorum. şu iyiydi' :D teşekkürler.Günlük hayatta hep yaşıyoruz .D
 
Geri
Üst Alt