Alodie
First Class l M3 Project
Siyah-Beyazlı futbolcular artık biliyorlar ki büyük-küçük maç ayrımı olmadan her maçta forma giyebilirler. Bu yüzden kendilerini sürekli hazır tutmalılar. Kimsenin yeri garanti değil. 11'de oynayan sonraki maçta kadroya giremiyor.
CSKA Sofya maçında ilk 11'de forma giyen Hilbert, Ferrari, İbrahim Üzülmez, Holosko ve Tabata, Fenerbahçe derbisinde ya kadroya giremedi ya da yedekler arasında yer aldı. İşte bu tablo Teknik Direktör Bernd Schuster'in Beşiktaş'taki zihniyet devriminin en basit göstergesi oldu. Futbolcuların aldığı süre bakımından adaleti sağlayan, herkese şans veren, kimseye ayrıcalık tanımayan Schuster ile birlikte Beşiktaş'ta as-yedek ayrımı ortadan kalktı.
GARANTİ YOK
İsme, yaşa, aldığı paraya bakmaksızın her futbolcu, kendini takımın önemli bir parçası hissetmeye başladı. Beşiktaş'ın en golcü futbolcusu Bobo, iki maçtır yedek soyunuyor. Ama oyuna girdiği andan itibaren küsmeden takımına katkı sağlamaya çalışıyor. Dünya yıldızı Quaresma, CSKA Sofya maçında kulübede, Fenerbahçe derbisinde ilk 11'de. Q7 de küsmüyor. Kalede harikalar yaratan Cenk, formasını bir anda Hakan'a kaptırabiliyor. Schuster, üç gün içinde oynanan lig ve Avrupa maçlarına iki farklı 11'le çıkma başarısını gösterebiliyor. Alman teknik adam, takımdaki bütün futbolcularına güven aşıladı. Her futbolcu, her an oynayabilecekmiş gibi kendini hazır tutuyor. Necip ligdeki 5 maçta toplam 120 dakika şans bulmasına karşın, Avrupa kupası da eklendiğinde sezon başından beri forma giydiği maç sayısı 8'e yükseliyor.
ÖNYARGILI DEĞİL
SCHUSTER, yabancı kontenjanını boşaltırken de ön yargılı davranmadı. Bütün futbolcuları denedikten sonra Delgado'ya dürüstçe 'Benim takımımda forma bulma şansın yok. Oynayabileceğin bir takıma git' dedi. Beşiktaş'ta sakatlar ve Fink dışında her futbolcu en az bir kez ilk 11'de sahaya çıktı. Türk futbolunun önemli klişelerinden biri de 'Kazanan takım bozulmaz' kuralıdır. Schuster bu kuralı bozup, kadrodaki her futbolcuyu geliştirmek için mesai harcıyor. Sonuçta kazanan uzun vadede Beşiktaş olacak.
ARTIK ERNST'İN DE YERİ GARANTİ DEĞİL
Schuster'in vazgeçemediği oyuncuların başında Fabian Ernst geliyor. Alman futbolcunun takım içinde alternatifi yoktu. Aurelio'nun transferiyle birlikte artık Ernst de dinlenme fırsatı bulabilecek. Schuster, Türk statüsündeki Aurelio'yu Ernst'in yerinde oynatarak ligde Bobo, Tabata ve Holosko gibi hücuma dönük futbolcularına daha fazla şans verebilecek.
KALEDE BÜYÜK REKABET
Schuster, takım içindeki forma rekabetini en üst düzeye çıkardı. Bobo artık rahat değil. Beşiktaş'a geldiği günden beri verimli olamayan Nobre alternatif futbolcu oldu. Bobo, Nobre'den formayı almak için artık daha fazla çalışmak zorunda. Rekabetin en üst düzeyde yaşandığı yer ise kale. Rüştü, Hakan ve Cenk gibi üst düzey üç kaleci, 1 numara olabilmek için tatlı bir rekabet içinde.
CSKA Sofya maçında ilk 11'de forma giyen Hilbert, Ferrari, İbrahim Üzülmez, Holosko ve Tabata, Fenerbahçe derbisinde ya kadroya giremedi ya da yedekler arasında yer aldı. İşte bu tablo Teknik Direktör Bernd Schuster'in Beşiktaş'taki zihniyet devriminin en basit göstergesi oldu. Futbolcuların aldığı süre bakımından adaleti sağlayan, herkese şans veren, kimseye ayrıcalık tanımayan Schuster ile birlikte Beşiktaş'ta as-yedek ayrımı ortadan kalktı.
GARANTİ YOK
İsme, yaşa, aldığı paraya bakmaksızın her futbolcu, kendini takımın önemli bir parçası hissetmeye başladı. Beşiktaş'ın en golcü futbolcusu Bobo, iki maçtır yedek soyunuyor. Ama oyuna girdiği andan itibaren küsmeden takımına katkı sağlamaya çalışıyor. Dünya yıldızı Quaresma, CSKA Sofya maçında kulübede, Fenerbahçe derbisinde ilk 11'de. Q7 de küsmüyor. Kalede harikalar yaratan Cenk, formasını bir anda Hakan'a kaptırabiliyor. Schuster, üç gün içinde oynanan lig ve Avrupa maçlarına iki farklı 11'le çıkma başarısını gösterebiliyor. Alman teknik adam, takımdaki bütün futbolcularına güven aşıladı. Her futbolcu, her an oynayabilecekmiş gibi kendini hazır tutuyor. Necip ligdeki 5 maçta toplam 120 dakika şans bulmasına karşın, Avrupa kupası da eklendiğinde sezon başından beri forma giydiği maç sayısı 8'e yükseliyor.
ÖNYARGILI DEĞİL
SCHUSTER, yabancı kontenjanını boşaltırken de ön yargılı davranmadı. Bütün futbolcuları denedikten sonra Delgado'ya dürüstçe 'Benim takımımda forma bulma şansın yok. Oynayabileceğin bir takıma git' dedi. Beşiktaş'ta sakatlar ve Fink dışında her futbolcu en az bir kez ilk 11'de sahaya çıktı. Türk futbolunun önemli klişelerinden biri de 'Kazanan takım bozulmaz' kuralıdır. Schuster bu kuralı bozup, kadrodaki her futbolcuyu geliştirmek için mesai harcıyor. Sonuçta kazanan uzun vadede Beşiktaş olacak.
ARTIK ERNST'İN DE YERİ GARANTİ DEĞİL
Schuster'in vazgeçemediği oyuncuların başında Fabian Ernst geliyor. Alman futbolcunun takım içinde alternatifi yoktu. Aurelio'nun transferiyle birlikte artık Ernst de dinlenme fırsatı bulabilecek. Schuster, Türk statüsündeki Aurelio'yu Ernst'in yerinde oynatarak ligde Bobo, Tabata ve Holosko gibi hücuma dönük futbolcularına daha fazla şans verebilecek.
KALEDE BÜYÜK REKABET
Schuster, takım içindeki forma rekabetini en üst düzeye çıkardı. Bobo artık rahat değil. Beşiktaş'a geldiği günden beri verimli olamayan Nobre alternatif futbolcu oldu. Bobo, Nobre'den formayı almak için artık daha fazla çalışmak zorunda. Rekabetin en üst düzeyde yaşandığı yer ise kale. Rüştü, Hakan ve Cenk gibi üst düzey üç kaleci, 1 numara olabilmek için tatlı bir rekabet içinde.