Yaşanmış Acı Bir Öykü..

  • Konbuyu başlatan Konbuyu başlatan mjsamet
  • Başlangıç tarihi Başlangıç tarihi
Konu Yazar

mjsamet

<b><font color="red" >Cüce no : 2 of 7</font></b>
Emektar
May
843
25
Gerçek yaşanmış acı bir öykü....
Bir Saatlik Dost(1986)

Hızlı bir çalışma temposunun ardından saatin beş olduğunu kat nöbetini devretmeye
gelen hemşire arkadaşlar sayesinde fark etmiştik.
Yoğun bir servisti çalıştığım servis,çocuk servisleri hastanelerinen yoğun ve gürültülü olan servisidir.
Artık günün yoğunluğu geçmiş, servis sessiz bir hal almıştı.
akşam tedavilerini henüz bitirmiş ofise çay içmeye gitme telaşındaydım.çünkü o günün ilk çayını içme fırsatını yakalamıştım.
Kep dağılmış saç baş karışmışyorgun ve bitkin bi haldeydim tedavi odasından çıktığımda aynada kendimi tanıyamadım.
Ofise Geldiğimde hemşire odasının telefonu çalıyordu.oturduğum yerden büyük bir güçlükle ayağa kalktım ve telefona baktım.
karşımdaki ses acilde trafik yaralılarının olduğunu içlerinde çocuklarında bulunduğunu damar bulamadıklarından dolayı acile yardıma gelmemi söylüyorlardı.
Yüm yorgunluğumu unutmuş hızla acil servise yönelmiştim ki diğer telefonda
nöbetçi hekimin nöbetçi beyin cerrahıyla acil e gelip gelmeme konusundaki tartışmalarını duydum.
Nöbetçi hekimin sesi ortalığı çınlatıyordu:

Ne Yapalım bırakalımda ölsün mü bu insanlar?Gelmek zorundasınız..
Gittiğiniz davet beni ilgilendirmez.nöbet değiştirseydiniz madem bu kadar önemli bi davetti.
Siz hipokrat yemini etmediniz mi?
Konuşma böyle devam ederken gelen asansöre binip acil e gidecem.
Her yer kan revan içindeağlayan koşuşturan yakınını bulmaya çalışan bir yığın insan vardı acilde.
Bu kalabalıkta sağlıklı bir iş nasıl yapılabilirdi bilmiyorum.ama herkes elinden gelen gayreti gösteriyodu.
Onca Kazazede içinde başında kimsesi olmayan ama durmuda oldukça ağır olan 15-17 yaş arası bir genç vardı.
gerekli müdahalesi yapılmış fakat sevk edildiği beyin cerrahı bölümündeki cerrahi hekim gelmediği için orada bekletiliyordu.
Kendime ait serum ve tedavileri uyğuladıktan sonra o çocuğun başna giderek ilğilenmeye çalıştım.şuuru yerindeydi
sylediklerimi anlıyor fakat cevap veremiyordu ama son anlarını yaşadığını görüyor ve yalnız olduğu için korkunç derecede üzülüyordum
onu orada yalnız bırakamıyordum.
Zaten ben onunla ilgilenirken acil servis boşalmış tüm hastalar servislere dağılmıştı.
Ellerimi sımsıkı tutuyordu bırakma dercesine gözlerinden yaşlar süzüldükçe kendimi tutamaz hale gelmiştim eğildim yanaklarından öptüm.
Bırakmayacağım seni sakin ol.üzülme sakın..diyordum hiç tanıamdığım daha önce hiç görmediğim bir insana anlatılmaz bi yakılık hissediyor.
sanki onun acısını bende çekiyordum.
Çok acı çekiyordu hem yalnızlıktan hemde geçirmiş olduğu beyin travmasından.
Ne kadar süre daha onunla kaldığımı hatırlamıyorum.
Avucumu bırakmasıyla kendime geldim.
O Artık aramızda değildi,bu dünyayı terk etmişti ve ben gelmeyen doktoru suçluyor içimden lanetler yağdırıyordum.
Derken beyin cerrahı hekim gelmişti hastanın daha doğrusu ölmüş gencin üzeindeki çarşafı almamı söyledi.
Çarşafı kaldırdığımda doktorun hiçbirşey söylemeden yere düştüğünü gördüm.
Ne olduğunu anlamaya çalışıyordum yemekli bir davetten gelmişti Acaba çokmu sarhoştu.
yada kalp krizi mi geçiriyordu diye düşünürken diğer hekim arkadaşlar olaya midahele etmişlerdi bi kere.
Ölen o Gencecik insanın babsıydı doktor ve kendi evladının tedavisi için çok geç kalmıştı ne yazık ki.
Seni Yeniden Andım KEREM ruhun şad olsun hayattaki 1 saatlik dostum.


ERSİN RAMOĞLU.....


Alıntıdır...
 
Geri
Üst Alt