Baykal: ''İrticayla eylem planı ile siyasi operasyon yürütülmekte olduğu çok açık'' diye konuştu. chp Genel Başkanı Deniz Baykal,
"İrticayla Mücadele Eylem Planı"nın ıslak imzalı aslının ortaya çıkarılması konusunun ihbar mektubunu yazanı aşan bir iş olduğunu ifade ederek "Ortada büyük bir siyasi planlamanın olduğu, siyasi operasyonun yürütülmekte olduğu çok açık" diye konuştu.
KARARGAH İKTİDAR EKSENLİ BİR KARARGAH chp Genel Başkanı deniz baykal belgenin içeriğine ilişkin bir yorumda bulunmadığı eleştirileri hakkında ise "Bu, belgenin kendisi kadar önemli ve farklı organizasyonun, bir siyasi kampın, bir siyasi hesaplaşma karargâhının, bir suçlama merkezinin müthiş imkânları da kullanarak faaliyet halinde olduğunu bize gösteriyor, ben bunu görüyorum" diye konuştu.
Baykal, "Sözünü ettiğiniz karargâh, iktidar eksenli bir karargah mı?" sorusunu ise "İktidarın himayesi içinde olduğuna hiç kuşku yok. İktidarın aldığı kararlarla bu faaliyeti götürme imkânını buluyor, başka türlü mümkün değil" diye yanıtladı.
ERDOĞAN'A YÜKLENDİ, ÇAĞRI YAPILMADIĞINI BİLİYORDU
Albay Dursun Çiçek tarafından hazırlandığı ve üzerinde ıslak imzasının bulunduğu öne sürülen "İrticayla Mücadele Eylem Planı" hakkında Başbakan Erdoğan'ın Genelkurmay Başkanı Orgeneral ilker başbuğ a "Zanlıları teslim edin" çağrısı yapmasının ardından Çiçek'in ifadeye çağırılmadığının ortaya çıkmasını ise Baykal, "Önce zanlıları teslim edin' dedikten sonra bir çağrı yapılmadığı ortaya çıkmış değil, Başbakan çağrı yapılmadığını bilerek 'zanlıları teslim edin' diyor. Vahim bir manzara, hiç tartışma götürmez, izah edilmesi imkânsız, çok garip, kabul edilemez bir dağınıklık tablosuyla karşı karşıyayız" dedi.
BU İŞ İHBARCI SUBAYI AŞIYOR
Bu işin ihbar mektubunu yazanı aşan bir iş olduğunu ifade eden Baykal, "Bu, bir iyi niyetli, ülkenin hukuki düzenini sarsacak bir yanlışlıkla ilgili belge elde etmiş olan insanın sorumluluk duygusu içinde yetkili mercilere bunu aktarma çabasını aşan bir iş. Ortada büyük bir siyasi planlamanın olduğu, siyasi operasyonun yürütülmekte olduğu çok açık" diye konuştu. belge İÇİN GECE YARISI YASASI ÇIKARTILDI
Fotokopi belgenin ortaya çıkmasının ardından 4 buçuk ay geçtiğini ve bu süre zarfında askerlerin sivil yargıda yargılanmasını öngören "gece yarısı yasasının" çıktığını anımsatan Baykal, ıslak imzalı olduğu söylenen belgenin ihbar mektubu ve yeni bir belgeyle gönderildiğini kaydederek şunları söyledi:
"Anlaşılıyor ki bir merkez var, bu merkez bir siyasi planlamanın içindedir. İyi niyetli, tek başına bir kişinin bir belge aldığı ve vicdani kanaatle 'Olmaz böyle bir şey, ben buna alet olamam, bunun örtbas edilmesine izin veremem, bunu savcılığa intikal ettireceğim' diye harekete geçmiş olduğunu düşünmek artık giderek güçleşiyor. Zaten o ihbarı yapan kişi postaya attığını söylüyor. Türkiye'de bu kadar tarihi önemi olan, orijinal bir belgeyi postayla göndermeyi, bu riski kim alır Allah aşkına? 'Canım bunlar işin usulü, sen belgenin esasına gel.' Belgenin esasına gelelim, ne gerekiyorsa yapalım, yapın. Ama bu, belgenin kendisi kadar önemli ve farklı organizasyonun, bir siyasi kampın, bir siyasi hesaplaşma karargâhının, bir suçlama merkezinin müthiş imkânları da kullanarak faaliyet halinde olduğunu bize gösteriyor, ben bunu görüyorum."
İKTİDARIN HİMAYESİ İÇİNDE OLDUĞUNA KUŞKU YOK
Baykal, Akar'ın "Sözünü ettiğiniz karargâh, iktidar eksenli bir karargah mı?" sorusunu ise "İktidarın himayesi içinde olduğuna hiç kuşku yok. İktidarın aldığı kararlarla bu faaliyeti götürme imkânını buluyor, başka türlü mümkün değil. İktidar hayretler içinde 'Bunlar nereden çıktı?' deme konumunda değil. Kanunu kim çıkarıyor? İktidar çıkarıyor. 4 buçuk ay kim bekliyor? Bu bekliyor. Bu karargâhla bunun kopuk olduğunu düşünmek mümkün mü?" diye yanıtladı.
Bugün ölümünün 3. yıldönümü olan eski Başbakan Bülent Ecevit hakkında Baykal, "Ahlaklı ve dürüst yaşamayı kişisel olarak, çevresindekiler için bir şey söylemek mümkün olmayabilir belki zaman zaman; ama, kendisi bakımından çok onurlu, ahlaklı, örnek, saygın bir siyaset adamı. Ben şahsen ve chp Sayın Ecevit'le yol arkadaşlığı yaptık yaşamımızın önemli dönemlerinde. Onu hep saygıyla, onurla yaşatıyorum gönlümde. Allah rahmet eylesin" diye konuştu.
Genetiği Değiştirilmiş Organizmalar (GDO) Yönetmeliğiyle ilgili olarak Baykal, yönetmeliği önce mahkemeye taşıyacaklarını, konuyu da Meclis'e taşıyacaklarını bildirdi. GDO konusunun yönetmeliklerle sürdürülemeyeceğini belirten Baykal, bu konuda Biyogüvenlik yasasının çıkartılması gerektiğini vurguladı.
Baykal, erken seçim beklentilerinin de olmadığını, iktidarın da erken seçimi göze alma şansının kaybolduğunu açıkladı