Konu Yazar
s3rh4t1515
New Member
- Ocak
- 1
- 0
Öncelikkle Bu fıkraların ''scorpion''dan alıntı oldugunu soylemeliyim buyrun okuyun...
Bir rahibe günah çıkartmak için rahibin yanına gidiyor. Rahibe: "Benim hayatımda bir erkek var, ama o... çocuğunun teki"diyor.
Rahip soruyor:
- "Neden ona o..... çocuğu diyorsun?"
- "Çünkü o benim yanağımı okşayıp, beni öpüyor."
Rahip, rahibenin yanağını okşamış ve öpmüş sonra sormuş:
- "Böyle mi?"
- "Evet!"
- "Bu ona o..... çocuğu demeni gerektirmez kızım!
- "Ama o benim elbiselerimi çıkartıp vücudumu da okşayıp öpüyor."Rahip rahibenin elbiselerini çıkartmış ve bir süre sevişmişler. Sonra rahip yeniden sormuş:
- "Böyle mi?"
- "Evet!"
- "Ama bu da ona o..... çocuğu demeni gerektirmez."
- "İyi de peder, sonra bir güzel beceriyor beni." Rahip bunun üstüne rahibeyi beceriyor ve tabii ki soruyor;
- "Böyle mi?"
- "Evet" diyor yeniden rahibe. Rahip:
- "Bu da ona o..... çocuğu demen için yeterli sebep değil."Rahibe bu sefer bağırıyor:
- "Ama o AİDS'liymiş."
- "Vay o..... çocuğu!"
-----------------------------------------------------------------------
Minik oglan bahçede oynarken, babasinin arabasiyla sokaktan geçip, ormana dogru gittigini görmüs. Merak bu ya. O da arabayi izleyerek ormana gitmis.
Bir de ne görsün. Babasi ile teyzesi arabanin yaninda durmus öpüsüyorlar. Çocuk bu ya, gördügünden etkilenmis durumda kosarak eve dönmüs, nefes nefese heyecanli bir sekilde annesine, "Anne, anne. Biraz önce babami ormanda" derken annesi sözünü kesmis ve "Dur biraz. Nefes al. Sakinles. Öyle anlat" demis.
Oglan sakinlestikten sonra devam etmis, "Bahçede oynarken babamin arabasiyla ormana dogru gittigini gördüm. Ben de ormana gittim. Orada babami teyzemle öpüsürlerken gördüm. Bir süre sonra babam ceketini, teyzemde gömlegini çikardi. Sonra arabanin arka koltuguna geçtiler".
Anne çocuga dönmüs, "Dur bakalim, ne kadar ilginç bir öykü bu. Devamini anlatma, sakla. Aksam yemeginde babanla beraberken bitirirsin. Sen bu öyküyü bitirirken babanin suratini görmek istiyorum".
Aksam olmus, yemege oturmuslar. Anne çocuga dönmüs; "Bu gün neler yaptigini bize anlatsana" demis.
Oglan baslamis; "Bahçede oynarken babamin arabasiyla ormana dogru gittigini gördüm. Ben de ormana gittim. Orada babami teyzemle öpüsürlerken gördüm. Bir süre sonra babam ceketini, teyzemde gömlegini çikardi. Sonra arabanin arka koltuguna geçtiler. Ardindan geçen sene babam seyahatteykenn senin Amcamla yaptigin seyden yaptilar".
-----------------------------------------------------------------------
Evleneli 15-20 sene geçmişti..Kadın bahçede eğilmiş fide ekerken kenardan izleyen kocası "Hanım hanım"diye seslendi."Ne kadar şişmanladığının farkındamısın ?İddiaya girerim ,popon şu bahçe ızgarasının altındaki mavi gaz tüpünden aşağı kalmıyor..."
Seslenmekle de kalmadı .İçerden mezurayı getirdi.Önce tüpü sonra karısının poposunu ölçtü.."Bak" dedi..."İkisi de nerdeyse aynı" Kadın sesini çıkarmadı . Bütün gün de somurttu oturdu.
Gece yatağa girdiklerinde adam kıkırdadı.
"Ne dersin bir sevişmeye.."
Kadın sırtını döndü kocasına,yatağın öbür ucuna yuvarlanırken ve de mırıldandı:
"Manyak mısın sen..Ufacık bir sosis için koca ızgara yakılır mı?..."
-----------------------------------------------------------------------
Mehmet ile Handan öğrenci olup, aynı evi paylaşmaktadırlar.
Bir gün Handan ve Mehmet, Mehmet'in annesini yemeğe davet ederler. Mehmet'in annesi akşam yemeği süresince Handan'ı uzun uzun süzer ve aslında Handan'ın çok alımlı ve güzel bir kız olduğunu, acaba aralarında ev arkadaşlığından daha ileri bir boyutta bir ilişkinin mevcut olup, olmadığını merak eder. Aklını okumuşcasına Mehmet annesine der ki:
Ne düşündüğünü biliyorum ama emin ol ki sadece ev arkadaşıyız, ötesi yok.
Akşam yemeğinden sonra Mehmetin annesi evine döner.
Aradan bir iki gün sonra Handan der ki:
Mehmet, annen bize yemeğe geldiğinden beri gümüş çorba kasesini bulamıyorum.
Mehmet yanıtlar:
Annemin almış olabileceğini tahmin etmiyorum ama ben yine de kendisine bir mektup yazayım. Oturur ve yazar:
Anneciğim, gümüş çorba kasesini sen aldın demiyorum, ama almadın da demiyorum.
Fakat konu şu ki: Sen bize yemeğe geldiğinden beri gümüş çorba kasesi kayıp.
Sevgiler oğlun Mehmet.
Bir hafta sonra Mehmet'in annesinden mektup gelir:
Sevgili oğlum:
Handanla yatıyorsun demiyorum, ama yatmıyorsun da demiyorum.
Fakat konu şu ki:
Handan kendi yatağında yatıyor olsaydı, gümüş çorba kasesini çoktan bulmuş olurdu.
Sevgilerle annen...
-----------------------------------------------------------------------
Üç Amerikan askeri Iraklı bir amcanın bakkalına girerler alış veriş yaparken
'kahrolsun Amerika'diye ses duyarlar. Etrafa bakınırlar ve sesin bir
papağandan geldiğini görürler.
Bunun uzerine Iraklı bakkal amcaya 'bu papağanı buradan yok et yarın
geldiğimizde görürsek seni mahvederiz'derler.
Askerler gittikten sonra bakkal amca kara kara düşünmeye başlar çünkü
papağan kuşunu çok sevmektedir. Derken aklına cami imamlarının papağanı
gelir. Hemen imamın yanına koşar başından geçenleri anlatır ve 'Hocam eğer
sakıncası yoksa papağanları değişelim'der Hoca kabul eder ve değişim
gerçekleşir. Ertesi gün işgalci Amerikan askerleri gelir, papağanı görürler
ve kızarak :'biz sana bunu yok edeceksin demedikmi? '
Amca bu papağan o değil desede inandıramaz.
Sivri zekalı askerin biri ben şimdi anlarım bunun dünkü papağan olup
olmadığını der ve papağanın tekrarlamasını umarak bağırır:
'Kahrosun Amerika!!
ses çıkmyınca bakkal amca dahil hep birlikte bağırmalarını söyler:
-Kahrolsun Amerika!
(ses yok)
-Kahrolsun Amerika!
(ses yok)
-Kahrolsun Amerika!
papağan dile gelir
-Amin evlatlarım.....)))
-----------------------------------------------------------------------
Adam trafikte 'alçaktan uçarak' giderken polise yakalanır... kenara çeker arabadan iner:
- Buyrun Memur Bey!
- Beyefendi aşırı hız yaptığınız için sizi durdurmak zorundayım, ehliyetiniz lütfen?
- Ehliyetim yok, son yaptığım kazada ehliyetime el koydular Memur Bey.
- Peki aracınızın ruhsatını görebilir miyim?
- Araba benim diil Memur Bey çaldım ben bu arabayı.
- Anlamadım nasıl yani, siz bu arabayı çaldınız, öyle mi???
- Evet Memur Bey, aa durun bi dakka torpido gözünde ruhsat olucaktı, silahımı oraya koyarken ruhsat gibi bişi gördüm galiba....
Polis iyice şaşırır:
- Torpido gözünde silah mı var?!?!?!!?!?!?
- Evet Memur Bey, bu arabanın sahibi kadını vurduktan sonra cesedi bagaja koydum silahı da torpido gözüne koydum...
- Bİ DE BAGAJDA CESET Mİ VAR?!?!?!!?!?!?!?!?!?!
- Evet Memur Bey...
Trafik polisi bunu duyar duymaz amirini arar, arabanın etrafı bir anda polislerle dolar ve adamı sorguya alırlar.... Ekipler amiri adamın ehliyetini ister, adam ehliyetini çıkarır ki ehliyet geçerli temiz hiçbir anormallik yok.. Bunun üzerine adamın ruhsatını ister, adam çıkartır ruhsatı da verir, ekipler amiri yine bakar ki araba adama ait.. Derken adamdan torpido gözünü açmasını ister, adam açınca ortaya çıkar ki orada da silah falan yok... Ekipler amiri bir de bagaja bakmak ister adam bagajı açar orada da ne ceset ne bişi yok.. Bunun üzerine ekipler amiri 'Çok garip' der....
'Sizi durduran memurun anlattığına göre bu arabanın bi kadına ait olduğunu söylemişsiniz, kadını öldürüp cesedi bagaja, silahı da torpido gözüne koymuşsunuz...'
Adam güler:
'İnanamıyorum... O şimdi benim için 'aşırı hızlı gidiyordu' da demiştir....'
-----------------------------------------------------------------------
5 tane Rahibe öldükten sonra diğer tarafta onları önünde bir tas su ile zebani karşılar. Zebani rahibelerin sıraya girmelerini ister. İlk kadına sorar:
- Yarr.. hakkında ne biliyorsun?.
Kadın
- Yalnızca dokundum.
der.
- O zaman sadece ellerine suyu sür geç
der zebani.
İkinciye de aynı soruyu sorar.
Oda
- Yalnızca gördüm
der.
- O zaman suyu gözlerine sür ve geç
der.
O sırada 3. ile 4. kadın yer değiştirir.
Zebani bunu görünce
- Ne yapıyorsunuz yer değiştirmek yasak
der.
Bunun üzerine Kadın:
- Arkadaş götünü yıkamadan ben bi ağzımı yıkasaydım
der... xD
-----------------------------------------------------------------------
Şimdilik Bu Kadar Daha Devamı Gelecek Yorumlarınızı Bekliorum Umarım Anlamışsınızdır Bu Konuyu Acmamın Nedenini
Saygılarımla ScoRP1oN (BU fıkralar uzerine bana da bi rep yardımında bulurnursanız sevinirim)
Bir rahibe günah çıkartmak için rahibin yanına gidiyor. Rahibe: "Benim hayatımda bir erkek var, ama o... çocuğunun teki"diyor.
Rahip soruyor:
- "Neden ona o..... çocuğu diyorsun?"
- "Çünkü o benim yanağımı okşayıp, beni öpüyor."
Rahip, rahibenin yanağını okşamış ve öpmüş sonra sormuş:
- "Böyle mi?"
- "Evet!"
- "Bu ona o..... çocuğu demeni gerektirmez kızım!
- "Ama o benim elbiselerimi çıkartıp vücudumu da okşayıp öpüyor."Rahip rahibenin elbiselerini çıkartmış ve bir süre sevişmişler. Sonra rahip yeniden sormuş:
- "Böyle mi?"
- "Evet!"
- "Ama bu da ona o..... çocuğu demeni gerektirmez."
- "İyi de peder, sonra bir güzel beceriyor beni." Rahip bunun üstüne rahibeyi beceriyor ve tabii ki soruyor;
- "Böyle mi?"
- "Evet" diyor yeniden rahibe. Rahip:
- "Bu da ona o..... çocuğu demen için yeterli sebep değil."Rahibe bu sefer bağırıyor:
- "Ama o AİDS'liymiş."
- "Vay o..... çocuğu!"
-----------------------------------------------------------------------
Minik oglan bahçede oynarken, babasinin arabasiyla sokaktan geçip, ormana dogru gittigini görmüs. Merak bu ya. O da arabayi izleyerek ormana gitmis.
Bir de ne görsün. Babasi ile teyzesi arabanin yaninda durmus öpüsüyorlar. Çocuk bu ya, gördügünden etkilenmis durumda kosarak eve dönmüs, nefes nefese heyecanli bir sekilde annesine, "Anne, anne. Biraz önce babami ormanda" derken annesi sözünü kesmis ve "Dur biraz. Nefes al. Sakinles. Öyle anlat" demis.
Oglan sakinlestikten sonra devam etmis, "Bahçede oynarken babamin arabasiyla ormana dogru gittigini gördüm. Ben de ormana gittim. Orada babami teyzemle öpüsürlerken gördüm. Bir süre sonra babam ceketini, teyzemde gömlegini çikardi. Sonra arabanin arka koltuguna geçtiler".
Anne çocuga dönmüs, "Dur bakalim, ne kadar ilginç bir öykü bu. Devamini anlatma, sakla. Aksam yemeginde babanla beraberken bitirirsin. Sen bu öyküyü bitirirken babanin suratini görmek istiyorum".
Aksam olmus, yemege oturmuslar. Anne çocuga dönmüs; "Bu gün neler yaptigini bize anlatsana" demis.
Oglan baslamis; "Bahçede oynarken babamin arabasiyla ormana dogru gittigini gördüm. Ben de ormana gittim. Orada babami teyzemle öpüsürlerken gördüm. Bir süre sonra babam ceketini, teyzemde gömlegini çikardi. Sonra arabanin arka koltuguna geçtiler. Ardindan geçen sene babam seyahatteykenn senin Amcamla yaptigin seyden yaptilar".
-----------------------------------------------------------------------
Evleneli 15-20 sene geçmişti..Kadın bahçede eğilmiş fide ekerken kenardan izleyen kocası "Hanım hanım"diye seslendi."Ne kadar şişmanladığının farkındamısın ?İddiaya girerim ,popon şu bahçe ızgarasının altındaki mavi gaz tüpünden aşağı kalmıyor..."
Seslenmekle de kalmadı .İçerden mezurayı getirdi.Önce tüpü sonra karısının poposunu ölçtü.."Bak" dedi..."İkisi de nerdeyse aynı" Kadın sesini çıkarmadı . Bütün gün de somurttu oturdu.
Gece yatağa girdiklerinde adam kıkırdadı.
"Ne dersin bir sevişmeye.."
Kadın sırtını döndü kocasına,yatağın öbür ucuna yuvarlanırken ve de mırıldandı:
"Manyak mısın sen..Ufacık bir sosis için koca ızgara yakılır mı?..."
-----------------------------------------------------------------------
Mehmet ile Handan öğrenci olup, aynı evi paylaşmaktadırlar.
Bir gün Handan ve Mehmet, Mehmet'in annesini yemeğe davet ederler. Mehmet'in annesi akşam yemeği süresince Handan'ı uzun uzun süzer ve aslında Handan'ın çok alımlı ve güzel bir kız olduğunu, acaba aralarında ev arkadaşlığından daha ileri bir boyutta bir ilişkinin mevcut olup, olmadığını merak eder. Aklını okumuşcasına Mehmet annesine der ki:
Ne düşündüğünü biliyorum ama emin ol ki sadece ev arkadaşıyız, ötesi yok.
Akşam yemeğinden sonra Mehmetin annesi evine döner.
Aradan bir iki gün sonra Handan der ki:
Mehmet, annen bize yemeğe geldiğinden beri gümüş çorba kasesini bulamıyorum.
Mehmet yanıtlar:
Annemin almış olabileceğini tahmin etmiyorum ama ben yine de kendisine bir mektup yazayım. Oturur ve yazar:
Anneciğim, gümüş çorba kasesini sen aldın demiyorum, ama almadın da demiyorum.
Fakat konu şu ki: Sen bize yemeğe geldiğinden beri gümüş çorba kasesi kayıp.
Sevgiler oğlun Mehmet.
Bir hafta sonra Mehmet'in annesinden mektup gelir:
Sevgili oğlum:
Handanla yatıyorsun demiyorum, ama yatmıyorsun da demiyorum.
Fakat konu şu ki:
Handan kendi yatağında yatıyor olsaydı, gümüş çorba kasesini çoktan bulmuş olurdu.
Sevgilerle annen...
-----------------------------------------------------------------------
Üç Amerikan askeri Iraklı bir amcanın bakkalına girerler alış veriş yaparken
'kahrolsun Amerika'diye ses duyarlar. Etrafa bakınırlar ve sesin bir
papağandan geldiğini görürler.
Bunun uzerine Iraklı bakkal amcaya 'bu papağanı buradan yok et yarın
geldiğimizde görürsek seni mahvederiz'derler.
Askerler gittikten sonra bakkal amca kara kara düşünmeye başlar çünkü
papağan kuşunu çok sevmektedir. Derken aklına cami imamlarının papağanı
gelir. Hemen imamın yanına koşar başından geçenleri anlatır ve 'Hocam eğer
sakıncası yoksa papağanları değişelim'der Hoca kabul eder ve değişim
gerçekleşir. Ertesi gün işgalci Amerikan askerleri gelir, papağanı görürler
ve kızarak :'biz sana bunu yok edeceksin demedikmi? '
Amca bu papağan o değil desede inandıramaz.
Sivri zekalı askerin biri ben şimdi anlarım bunun dünkü papağan olup
olmadığını der ve papağanın tekrarlamasını umarak bağırır:
'Kahrosun Amerika!!
ses çıkmyınca bakkal amca dahil hep birlikte bağırmalarını söyler:
-Kahrolsun Amerika!
(ses yok)
-Kahrolsun Amerika!
(ses yok)
-Kahrolsun Amerika!
papağan dile gelir
-Amin evlatlarım.....)))
-----------------------------------------------------------------------
Adam trafikte 'alçaktan uçarak' giderken polise yakalanır... kenara çeker arabadan iner:
- Buyrun Memur Bey!
- Beyefendi aşırı hız yaptığınız için sizi durdurmak zorundayım, ehliyetiniz lütfen?
- Ehliyetim yok, son yaptığım kazada ehliyetime el koydular Memur Bey.
- Peki aracınızın ruhsatını görebilir miyim?
- Araba benim diil Memur Bey çaldım ben bu arabayı.
- Anlamadım nasıl yani, siz bu arabayı çaldınız, öyle mi???
- Evet Memur Bey, aa durun bi dakka torpido gözünde ruhsat olucaktı, silahımı oraya koyarken ruhsat gibi bişi gördüm galiba....
Polis iyice şaşırır:
- Torpido gözünde silah mı var?!?!?!!?!?!?
- Evet Memur Bey, bu arabanın sahibi kadını vurduktan sonra cesedi bagaja koydum silahı da torpido gözüne koydum...
- Bİ DE BAGAJDA CESET Mİ VAR?!?!?!!?!?!?!?!?!?!
- Evet Memur Bey...
Trafik polisi bunu duyar duymaz amirini arar, arabanın etrafı bir anda polislerle dolar ve adamı sorguya alırlar.... Ekipler amiri adamın ehliyetini ister, adam ehliyetini çıkarır ki ehliyet geçerli temiz hiçbir anormallik yok.. Bunun üzerine adamın ruhsatını ister, adam çıkartır ruhsatı da verir, ekipler amiri yine bakar ki araba adama ait.. Derken adamdan torpido gözünü açmasını ister, adam açınca ortaya çıkar ki orada da silah falan yok... Ekipler amiri bir de bagaja bakmak ister adam bagajı açar orada da ne ceset ne bişi yok.. Bunun üzerine ekipler amiri 'Çok garip' der....
'Sizi durduran memurun anlattığına göre bu arabanın bi kadına ait olduğunu söylemişsiniz, kadını öldürüp cesedi bagaja, silahı da torpido gözüne koymuşsunuz...'
Adam güler:
'İnanamıyorum... O şimdi benim için 'aşırı hızlı gidiyordu' da demiştir....'
-----------------------------------------------------------------------
5 tane Rahibe öldükten sonra diğer tarafta onları önünde bir tas su ile zebani karşılar. Zebani rahibelerin sıraya girmelerini ister. İlk kadına sorar:
- Yarr.. hakkında ne biliyorsun?.
Kadın
- Yalnızca dokundum.
der.
- O zaman sadece ellerine suyu sür geç
der zebani.
İkinciye de aynı soruyu sorar.
Oda
- Yalnızca gördüm
der.
- O zaman suyu gözlerine sür ve geç
der.
O sırada 3. ile 4. kadın yer değiştirir.
Zebani bunu görünce
- Ne yapıyorsunuz yer değiştirmek yasak
der.
Bunun üzerine Kadın:
- Arkadaş götünü yıkamadan ben bi ağzımı yıkasaydım
der... xD
-----------------------------------------------------------------------
Şimdilik Bu Kadar Daha Devamı Gelecek Yorumlarınızı Bekliorum Umarım Anlamışsınızdır Bu Konuyu Acmamın Nedenini
Saygılarımla ScoRP1oN (BU fıkralar uzerine bana da bi rep yardımında bulurnursanız sevinirim)