malevolence
Scortman ||| Malevolence
- Ağu
- 179
- 43
8 NUMARALI KUTU
Doktorun biri yeni bir
muayene açmış. Kapıya yazmış...
'Vizite ücreti 100 Dolar. İyileştirmediğimiz hastaya beş mislini geri veriyoruz...'
Vizite pahalı ama, doktor gerçekten doktor...
Her gelen hasta iyileşip gidiyor...
Doktorun ünü her geçen gün artıyormuş...
Uyanığın biri doktora gidecek, iyileşmeyecek ve beş misli parayı geri alacak ya, kapıyı çalmış...
'Doktor! Ağzımın tadı hiç yok... Öyle kötüyüm ki, hiçbir şeyin tadını alamıyorum...' ;
Doktor... Adama şöyle bir bakmış, hemşireye seslenmiş:'
Hemşire hanım! Sekiz numaralı kutuyu getirin'
Hemşire adama uzatmış kutuyu, adam, bir kaşık içindekinden yemiş
ve anında tükürmüş...
'Ama Bu bok!!!!!'
Doktor sakin, 'Evet! İyileştiniz. Tad alıyorsunuz artık..'
Adam, parayı ödemiş sinirleri tepesinde gitmiş...
Aradan birkaç ay geçmiş. büyük bir hırsla yeniden kapısına dayanmış doktorun...
'Doktor bey, ben de hafıza kaybı başladı... Herşeyi unutuyorum...!'
Doktor, adama şöyle bir bakmış yine, hemşireye dönmüş, 'Kızım, sekiz numaralı kutuyu getirir misin?' demiş.
Adam, hemen itiraz etmiş, 'Ama, o kutuda bok var!'...
Doktor, 'Doğru! Bakın, hafızanız da yerine geldi!....'
Adam, ağlamaklı, hırsla ödemiş parayı çıkmış dışarı...
Kurmuş da kurmuş intikam planlarını... Birkaç ay sonra..'
Doktor! Ben de iktidarsızlık başladı... Durumum kötü, hiçbir şey yapamıyorum...'
Doktor adamı gözüyle şöyle bir inceleyip, 'Hemşire hanım sekiz numaralı kutuyu getirir misin' diye seslenince, adam, tüm hırsıyla,
'S…cem, seni de sekiz numaralı kutunu da...' diye bağırmış..
Doktor gayet sakin, 'Geçmiş olsun! Artık yapabiliyorsunuz!!!!!!!!!
ÇOCUK
Boşanma davasında kadın, hakime talebini gerekçesi ile açıklamış:
-"Sayın hakim, çocuğun bende kalmasını istiyorum. Onu dokuz ay karnımda taşıdım."
Hakim kocaya sormuş:
-"Karınızı duydunuz. Bir diyeceğiniz var mı?"
Adam "Var tabii" demiş ve anlatmış:
-"Sayın hakim. Farzedelim ki canınız bir kutu soğuk kola istedi. Makineye parayı attınız ve kola geldi. Şimdi bu kola makinenin midir, yoksa parayı deliğe atanın mı?"
Hakim sekreterine dönmüş:
-"Yaz kızım. Çocuk babada kalacaktır..."
BÖYLE SORUYA BÖYLE CEVAP !!!
Renkli kişiliği ve düşük not vermesi ile öğrencileri arasında özel bir üne sahip olan felsefe öğretmeni, sınav yapacağı gün öğrencilere, önce kâğıt ve kalemlerini hazırlamalarını söyledi, sonra da sandalyesini kaldırıp masanın üzerine koydu.
Sonra:
"Sınav sorumu soruyorum" dedi. "Bu sandalyenin var olmadığını
kanıtlayınız."
Sıfırcı felsefe öğretmeni, sınav kâğıtlarını okuduktan sonra, bu konudaki ününe gölge düşüreceğini bilmesine rağmen, hayatında ilk kez bir öğrencisine yüz üzerinden yüz vermek zorunda kaldı.
Öğrencinin sınav kâğıdında yalnızca şu iki sözcük yer alıyordu:
- Hangi sandalyenin?
AYAĞA KALKSIN
Okula yeni gelen öğretmen ilk dersinde ögrencilere ilginç
bir çağrıda bulunmuş:
- Kendini geri zekalı hisseden varsa ayağa kalksın...
Sınıfta çıt yok. Nihayet biri kalkmış:
- Sen kendini geri zekalı mı hissediyorsun?
- Hayır, demiş çocuk, ama sizin tek başına ayakta kalmanıza gönlüm razı olmadı da...
YAŞ
Öğretmen derste çocuklara dönerek sorar: - Söyleyin bakayim,kuzeyimizde karadeniz,güneyimizde akdeniz,batımızda ege denizi varsa BEN KAÇ YAŞIMDA OLURUM..? Arka sıralardan bir parmak kalkar: - Kırkdört öğretmenim.. Gerçekten de o yaşta olan öğretmen şaşırır: - Doğru..Ama nasıl bildin.?.. - Gayet kolay öğretmenim..Benim yarı manyak bir ağabeyim var;tam yirmiiki yaşında..Onun yaşını iki ile çarpınca sizin yaşınız çıkıyor....
Doktorun biri yeni bir
muayene açmış. Kapıya yazmış...
'Vizite ücreti 100 Dolar. İyileştirmediğimiz hastaya beş mislini geri veriyoruz...'
Vizite pahalı ama, doktor gerçekten doktor...
Her gelen hasta iyileşip gidiyor...
Doktorun ünü her geçen gün artıyormuş...
Uyanığın biri doktora gidecek, iyileşmeyecek ve beş misli parayı geri alacak ya, kapıyı çalmış...
'Doktor! Ağzımın tadı hiç yok... Öyle kötüyüm ki, hiçbir şeyin tadını alamıyorum...' ;
Doktor... Adama şöyle bir bakmış, hemşireye seslenmiş:'
Hemşire hanım! Sekiz numaralı kutuyu getirin'
Hemşire adama uzatmış kutuyu, adam, bir kaşık içindekinden yemiş
ve anında tükürmüş...
'Ama Bu bok!!!!!'
Doktor sakin, 'Evet! İyileştiniz. Tad alıyorsunuz artık..'
Adam, parayı ödemiş sinirleri tepesinde gitmiş...
Aradan birkaç ay geçmiş. büyük bir hırsla yeniden kapısına dayanmış doktorun...
'Doktor bey, ben de hafıza kaybı başladı... Herşeyi unutuyorum...!'
Doktor, adama şöyle bir bakmış yine, hemşireye dönmüş, 'Kızım, sekiz numaralı kutuyu getirir misin?' demiş.
Adam, hemen itiraz etmiş, 'Ama, o kutuda bok var!'...
Doktor, 'Doğru! Bakın, hafızanız da yerine geldi!....'
Adam, ağlamaklı, hırsla ödemiş parayı çıkmış dışarı...
Kurmuş da kurmuş intikam planlarını... Birkaç ay sonra..'
Doktor! Ben de iktidarsızlık başladı... Durumum kötü, hiçbir şey yapamıyorum...'
Doktor adamı gözüyle şöyle bir inceleyip, 'Hemşire hanım sekiz numaralı kutuyu getirir misin' diye seslenince, adam, tüm hırsıyla,
'S…cem, seni de sekiz numaralı kutunu da...' diye bağırmış..
Doktor gayet sakin, 'Geçmiş olsun! Artık yapabiliyorsunuz!!!!!!!!!
ÇOCUK
Boşanma davasında kadın, hakime talebini gerekçesi ile açıklamış:
-"Sayın hakim, çocuğun bende kalmasını istiyorum. Onu dokuz ay karnımda taşıdım."
Hakim kocaya sormuş:
-"Karınızı duydunuz. Bir diyeceğiniz var mı?"
Adam "Var tabii" demiş ve anlatmış:
-"Sayın hakim. Farzedelim ki canınız bir kutu soğuk kola istedi. Makineye parayı attınız ve kola geldi. Şimdi bu kola makinenin midir, yoksa parayı deliğe atanın mı?"
Hakim sekreterine dönmüş:
-"Yaz kızım. Çocuk babada kalacaktır..."
BÖYLE SORUYA BÖYLE CEVAP !!!
Renkli kişiliği ve düşük not vermesi ile öğrencileri arasında özel bir üne sahip olan felsefe öğretmeni, sınav yapacağı gün öğrencilere, önce kâğıt ve kalemlerini hazırlamalarını söyledi, sonra da sandalyesini kaldırıp masanın üzerine koydu.
Sonra:
"Sınav sorumu soruyorum" dedi. "Bu sandalyenin var olmadığını
kanıtlayınız."
Sıfırcı felsefe öğretmeni, sınav kâğıtlarını okuduktan sonra, bu konudaki ününe gölge düşüreceğini bilmesine rağmen, hayatında ilk kez bir öğrencisine yüz üzerinden yüz vermek zorunda kaldı.
Öğrencinin sınav kâğıdında yalnızca şu iki sözcük yer alıyordu:
- Hangi sandalyenin?
AYAĞA KALKSIN
Okula yeni gelen öğretmen ilk dersinde ögrencilere ilginç
bir çağrıda bulunmuş:
- Kendini geri zekalı hisseden varsa ayağa kalksın...
Sınıfta çıt yok. Nihayet biri kalkmış:
- Sen kendini geri zekalı mı hissediyorsun?
- Hayır, demiş çocuk, ama sizin tek başına ayakta kalmanıza gönlüm razı olmadı da...
YAŞ
Öğretmen derste çocuklara dönerek sorar: - Söyleyin bakayim,kuzeyimizde karadeniz,güneyimizde akdeniz,batımızda ege denizi varsa BEN KAÇ YAŞIMDA OLURUM..? Arka sıralardan bir parmak kalkar: - Kırkdört öğretmenim.. Gerçekten de o yaşta olan öğretmen şaşırır: - Doğru..Ama nasıl bildin.?.. - Gayet kolay öğretmenim..Benim yarı manyak bir ağabeyim var;tam yirmiiki yaşında..Onun yaşını iki ile çarpınca sizin yaşınız çıkıyor....